☁️ Nonspesifik Serebral Beyaz Cevher Lezyonu Nedir

Korpuskallozum, yalnızca plasentalı memelilerde bulunan tuhaf bir oluşumdur, yani memeliler, fetüslerini nispeten sonraki bir gelişim aşamasına kadar rahimlerinde taşıyan memelilerdir. 10 santimetre uzunluğunda ve 200-300 milyon aksonal projeksiyondan oluşuyor, bu da onu insan beynindeki en büyük beyaz madde yapısı yapıyor. 2Serebral Vaskülit: Periventriküler beyaz cevher ve korpus kallozum gnellikle tutulmaz. 3 CADASİL : Subkortikal infarklar çoğunlukla frontal veya temporal bölgelerde ve kapsule internada 4 Beyin metastazı ve diğer tümörler : Tüm lezyonlar kontrastlanır ve perifokal ödem vardır. Serebralkorteks'in 4 ana lobundan biridir. Limbik sistem yapıları, olfaktör korteks, amigdala, ve hipokampus temporal lob'da yer almaktadırlar. Temporal loblar, duyusal girdilerin organize edilmesinde, işitsel algılamada, dil ve konuşma işlevlerinde ve ayrıca hafıza ilişkilendirilmesi ve oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır. Beyaz maddenin (ya da beyaz cevher) temel işlevi beynin farklı alanlarını birbirine bağlayan yollar oluşturmaktır. Bu madde zarar görürse, beyin gri ile beyaz madde arasında yeni sinir bağlantıları kurarak kendini yeniden inşa edebilir. Serebrumdaki beyaz madde aksonları farklı tip sinir lifi yollarından oluşuyor. Serebral kan akımının 10-12 mL/100mg/dk düzeyinin altına düşmesi süreye bağlı olmaksızın enfarkta neden olur. Fonksiyon bozukluğuna yol açıp doku hasarına neden olan kritik perfüzyon aralığı 12-23 mL/dk. dır. Bu seviyedeki dokunun EEG bulgusu yavaşlama iken bu seviye altında kan akımı izoelektrik hat çizer. Ventriküler sistem normal form ve genişliktedir. Periventriküler beyaz cevher doku intensitesi normaldir.İzlenebildiği kadarı ile her iki orbitada ve optik sinirde belirgin patoloji ayırt edilmedi Serebral gri ve beyaz cevher dokuları normal olarak izlenmektedir. Hemisferik sulkus ve fissürler normal genişliktedir. UJZE. Bu yazımızda American College of Radiology’nin ACR uygunluk kriterleri ön adı ile yayınladığı kılavuzlarından Atksi ile ilgili olan kılavuzu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Yazımızda olası klinik senaryo varyasyonlarında tercih edilecek radyolojik görüntüleme metodlarını tablolarda bulabilirsiniz. İyi okumalar Varyant 1 Yavaş İlerleyen Progresif Ataksi veya Uzun Süreli Ataksi Yetişkin veya Çocuk Radyolojik prosedür Rating Yorum RDD Kontrastlı ve kontrastsız beyin MRG 8 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız beyin MRG 7 0 Kontrastlı ve kontrastsız servikal torasik ve lomber omurga MRG 7 Ataksi omurga kökenli olabilir. Beyin görüntülemenin negatif veya sonuçsuz olduğunda düşünün. Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız servikal torasik ve lomber omurga MRG 6 Ataksi omurga kökenli olabilir. Beyin görüntülemenin negatif veya sonuçsuz olduğunda düşünün. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin BT 5 Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastlı beyin BT 5 ☢☢☢ Kontrastsız beyin BT 4 ☢☢☢ FDG-PET/BT beyin 3 ☢☢☢☢ Kontrastsız MR spektroskopy 2 Belirsiz lezyonları tanımlamak için geleneksel MRG’ye ek olarak seçici olarak kullanılır. 0 I-123 Ioflupane SPECT DaT taraması 2 ☢☢☢ Transkranial Doppler ultrason 1 0 Puan Skalası 1,2,3 Genellikle uygun değil. 4,5,6 Uygun olabilir. 7,8,9 Genellikle uygun. Relatif Radyasyon Düzeyi Varyant 2 İnmenin Olası Bir Belirtisi Olarak Akut Ataksi Yetişkin veya Çocuk Radyolojik prosedür Rating Yorum RDD Kontrastlı ve kontrastsız beyin MRA 8 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin ve boyun MRG 8 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin ve boyun BT 8 Vasküler ve serebral birlikte değerlendirme düşünülmelidir. Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastlı ve kontrastsız beyin BT 8 Posterior fossada BT perfüzyonu daha az doğrudur. Tedavinin makul olmayan bir şekilde geciktirilmemesi durumunda MRG ve perfüzyon kateterizasyonu tercih edilir. Vasküler ve serebral birlikte değerlendirme düşünülmelidir. Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastsız beyin BT 8 ☢☢☢ Kontrastsız beyin MRG 7 0 Kontrastlı beyin BT 7 ☢☢☢ Kontrastlı ve kontrastsız servikal omurga MRG 5 Yağ doymuş T1 eksenel görüntüler. Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız servikal omurga MRG 4 0 Kontrastsız beyin ve boyun MRA 2 0 Kontrastsız beyin MR spektoroskopi 2 0 Transkranial Doppler ultrason 2 0 Puan Skalası 1,2,3 Genellikle uygun değil. 4,5,6 Uygun olabilir. 7,8,9 Genellikle uygun. Relatif Radyasyon Düzeyi Varyant 3 Şüphelenilen Enfeksiyonun Bir Belirtisi Olarak Akut veya Subakut Ataksi Erişkin veya Çocuk Radyolojik prosedür Rating Yorum RDD Kontrastlı ve kontrastsız beyin MRG 8 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız beyin MRG 7 0 Kontrastlı ve konttrastsız servikal omurga BT 6 Ataksi omurga kökenli olabilir. Beyin görüntülemenin negatif veya sonuçsuz olduğunda düşünün. Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız MR spektroskopi 6 Apseyi diğer kitlelerden ayırmaya yardımcı olabilir. 0 Kontrastlı beyin BT 6 ☢☢☢ Kontrastlı temporal kemik BT 6 ☢☢☢ Kontrastlı servikal omurga MRG 5 Ataksi omurga kökenli olabilir. Beyin görüntülemenin negatif veya sonuçsuz olduğunda düşünün. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin MRA 5 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin BT 5 Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastsız temporal kemik BT 5 Kafa tabanı veya orta kulak hastalığı şüphesi varsa faydalıdır. ☢☢☢ Kontrastlı beyin BT 4 ☢☢☢ Kontrastsız beyin MRA 4 0 Kontrastsız beyin BT 4 ☢☢☢ Kontrastlı ve kontrastsız temporal kemik BT 2 ☢☢☢ Transkranial Doppler ultrason 1 0 Puan Skalası 1,2,3 Genellikle uygun değil. 4,5,6 Uygun olabilir. 7,8,9 Genellikle uygun. Relatif Radyasyon Düzeyi Varyant 4 Kafa Travması Sonrası Akut Ataksi Erişkin veya Çocuk Radyolojik prosedür Rating Yorum RDD Kontrastsız beyin BT 9 ☢☢☢ Kontrastsız beyin MRG 8 0 Kontrastsız temporal kemik BT 7 Kafa tabanı veya orta kulak hastalığı şüphesi varsa faydalıdır. ☢☢☢ Kontrastlı ve konttrastsız beyin MRG 7 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastlı ve konttrastsız boyun MRG 6 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastlı ve kontrastsız beyin BT 6 Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastlı beyin ve boyun BTA 6 Yetişkin prosedürü için RDD ☢☢☢ ☢☢☢☢ Kontrastlı ve kontrastsız beyin ve boyun MRA 6 Yazıdaki “öngörülen İstisnalar” altındaki ifadeye bakın. 0 Kontrastsız boyun MRG 5 0 Kontrastlı beyin BT 5 ☢☢☢ Kontrastı ve kontrastsız temporal kemik BT 2 ☢☢☢ Kontrastlı temporal kemik BT 2 ☢☢☢ Kontrastsız beyin ve noyun MRA 2 0 Transkranial Doppler ultrason 1 0 Puan Skalası 1,2,3 Genellikle uygun değil. 4,5,6 Uygun olabilir. 7,8,9 Genellikle uygun. Relatif Radyasyon Düzeyi Giriş Ataksi, hareketin koordinasyon anormalliği bozukluğu tanımlayan bir terimdir. Bulgular genellikle geniş tabanlı dengesiz bir yürüyüşü ve ekstremitelerin kötü koordinasyonunu içerir. Çoğunlukla ataksiyle ilişkili bulgular; oküler motilite bozukluklarını, konuşmada kötü koordiansyonu koordinasyon bozukluğunu, dismetriyi, disdiadokokineziyi, disritmokinezi, hipotoniyi ve pendular refleksleri içerir. Bir aktiviteyi başlatırken veya gerçekleştirirken, özellikle ataksi serebellar kökenli olduğunda, intansiyon tremoru mevcut olabilir. Oküler nistagmus, skew sapması, diskonjuge sakkadlar ve değişmiş oküler takip hareketleri de ataksinin bileşenleri olarak görülebilir. Birkaç santim aralıklı, geniş tabanlı bir duruş, en yaygın görülen fakat serebellar hastalığın nonspesifik anatomik olarak lokalize olan belirtisidir. Vücut ya da başın trunkal instabilitesi ve ritmik tremoru titubasyon özellikle serebellar orta hat midline tutulumlu bozukluklarla ilişkili olarak oluşur. Ataksi ile ilişkili ayrıntılı fiziksel bulgular ve bu bulguların anatomik lokalizasyona göre kullanımı bu ACR Uygunluk Kriteri’nin kapsamı dışındadır ve başka yerlerde gözden geçirilmiştir. Görüntüleme Modalitelerine Genel Bakış Ataksi, serebellum, beyin sapı, vestibüler nükleus, talamus talamik çekirdekleri, serebral korteks özellikle frontal loblar ve serebral hemisferlerin beyaz cevher yolları, spinal kord omurilik ve periferik duyu sinirleri tutulumlu bozukluklardan ayrı olarak ortaya çıkabilir. Birçok anatomik bölge tutulumlu durumlar ataksiye neden olabileceğinden, uygun bir görüntüleme değerlendirmesi genellikle karmaşıktır. Posterior fossa yapılarının en uygun optimal ayrıntısı, bilgisayarlı tomografi BT görüntülemede ışın sertleşmesi artefaktı ile belirsizleşebilir anlaşılması güç olabilir ve bu nedenle, manyetik rezonans görüntüleme MRG genellikle her yaştan hastayı değerlendirmek için tercih edilen başlangıç modalitesidir. Uygun çalışma tasarımı ve imaj görüntü yorumlaması için hastanın klinik öyküsü ve fiziksel bulguları ile korelasyonu ilişkisi önemlidir. Belirgin klinik ataksisi olan bazı hastalar başlangıçta normal görüntüleme muayenelerine sahip olabilir ve bu hastalara tekrar görüntüleme gerekebilir. Bu durum genellikle, toksik, metabolik, dejeneratif veya ataksi ile ilişkili diğer ilerleyici bozuklukların seyrinde erken dönemde ortaya çıkar. Görüntüleme Modalitelerinin Varyanta Değişkene Göre Tartışılması Ataksiye neden olan tıbbi bozukluklar, genellikle tek tek oldukça nadirdir ve birçok sınıflandırma şemasının konusu olmuştur. Bu kılavuzların ve görüntüleme varyantlarının belirlenmesinin amacı, ataksiyle birlikte ortaya çıkabilecek çeşitli bozuklukları sınıflandırmak ve en yaygın klinik tabloları ve altta yatan bozuklukları olan hastalar için yararlı olabilecek görüntüleme yaklaşımlarını önermektir. Bireysel hastalar için, görüntüleme çalışmasına eşlik eden tarih, klinik ve aile öyküsü, fiziksel bulgular ve ilgili laboratuar çalışmalarının sonuçları hakkında yeterince detaylı değilse, görüntüleme çalışmasının tasarımı önemli ölçüde tehlikeye düşecektir. Vertigo ile ilişkili bozukluklar, hareketin öznel yanılsaması algısı, klinik inkoordinasyon koordinasyonsuzluk ile ilişkili olabilir. Varyant 1 Yavaş İlerleyen Progresif Ataksi veya Uzun Süreli Ataksi Yetişkin veya Çocuk İntrakranial Kitle Lezyonu veya Uzak Kitle Lezyonları ile İlişkili Ataksi Posterior fossa kitle lezyonunun dışlanması sıklıkla ataksinin değerlendirilmesinde önemli bir düşüncedir. Şüphelenilen kitle, primer veya metastatik olabilir ve lokal olarak intraaksiyal veya ekstraaksiyel olabilir. Pediyatrik hastalarda en yaygın görülen intraaksiyal posterior fossa lezyonları; medulloblastomlar, kistik astrositomlar, ependimomlar ve beyin sapı gliomlarıdır. Yetişkinlerde, intra-aksiyal hemanjiyoblastomlar, koroid pleksus papillomları, ekstraaksiyal menenjiyomlar ve intra-aksiyal, ekstraaksiyal veya diffüz leptomeningeal metastatik süreçler daha yaygın görülür. İzole frontal lob ve talamik kitle lezyonları da yürüyüş ve ekstremite ataksisinin farklı belirtileriyle ortaya çıkabilir. Kontrendike olmadıkça, beynin tümünün kontrastsız ve kontrastlı MRG’si, bir posterior fossa veya diğer intrakranial kitle lezyonlarının ilk dışlanmasında veya karakterizasyonunda tanımlanmasında hemen hemen her zaman BT’den daha üstündür. Lhermitte-Duclos hastalığı displastik gangliositoma, yavaş büyüyen benign serebellar hamartom veya konjenital bir malformasyondur. Semptomlar lokal kitle etkisi ile ilişkilidir. MRG, korteks ve folia tutulumlu ve genellikle T2 sinyal yoğunluğunun arttığı bir serebellar hemisfer kitlesini gösterir. Serebellar korteks ile izointens özellikte karakteristik iç eğrisel bantlar da vardır. Kitle kontrast ile gelişmez ve kısıtlı difüzyon gösterebilir. Kutanöz ve kutanöz olmayan hamartomlarla karakterize otozomal dominant bir hastalık olan Cowden sendromu ve meme, tiroid, gastrointestinal ve genitoüriner neoplaziler için artmış riski ile sıklıkla ilişkilidir. Paraneoplastik serebellar dejenerasyon, klinik olarak, yürüyüş ve ekstremite ataksisinin subakut veya akut başlangıcı, dizartri ve oküler dismetri ile karakterizedir. Paraneoplastik sendromlar herhangi bir primer tümörden kaynaklanabilir, ancak en yaygın olarak meme, jinekolojik ve akciğer tümörleri ve Hodgkin hastalığı ile Tipik olarak, beyin parenkiminin tümör ekimi seeding, doku örnekleme veya görüntüleme ile gösterilmemiştir. Başlangıçtaki tümör hücre tipine bağlı olarak serumda ve dokuda birkaç antinöronal antikor tanımlanmıştır. Hafif dereceden orta dereceye kadar serebellar kortikal atrofi belirgin hale geldiğinde, MRG genellikle bozukluğun geç dönemlerine kadar normaldir. Nadiren, serebellum veya diğer tutulumlu beyin parankimal alanlarının hiperintensitesi, T2 ağırlıklı MR sekanslarında tanımlanabilir. BT görüntüleme ve/veya pozitron emisyon tomografisi PET görüntüleme, altta yatan primer klinik olarak belli olmadığında endike olabilir. Demiyelinizan Bozukluklar Hastalıklar Multipl skleroz hastaları ataksi ile birlikte başvurabilir veya bu hastalarda sonradan ataksi gelişebilir. Bu hastalarda, MRG kontrastsız ve kontrastlı, difüzyon görüntüleme, spektroskopi, perfüzyon görüntüleme ve manyetizasyon transfer MT görüntülemenin her biri destekleyebilir ancak her biri ayrı ayrı tanı koymayabilir. T2 ağırlıklı MRG’lerde hiperintensitenin çoklu multipl oval-şekilli periventriküler bölgelerinin varlığı, jeneralize serebral hacim kaybı, kallosal ve optik sinir tutulumu ve aktif lezyonların halka genişlemesi artışı tipiktir. Spesifik MRG bulgularının detaylı açıklaması ve hasta değerlendirmesi ile yönetimi için ileri MRG tekniklerinin kullanımı başka yerlerde gözden geçirilmiştir. Konjenital Bozukluklar Ataksiyle ilişkili birçok bozukluk doğuştandır. Bu bozuklukların tümü için MRG BT’ye tercih edilir. Bu bozukluklar en sık erken çocukluk döneminde ataksi gösterir geliştirir. Bazıları sporadiktir, diğerleri ise bilinen veya görünen bir genetik temele sahiptir . Konjenital ataksi ile birlikte ortaya çıkan klinik anormallikler; hafif-şiddetli mental retardasyon, işitme kaybı, optik atrofi, katarakt, büyüme geriliği, nöbetler, yarık damak ve spastisite veya azalmış kas tonusunu içerebilir. Bu iyi karakterize edilmiş konjenital ataksi ile ilişkili bozukluklarda, görüntüleme bulguları genellikle serebellar vermisin spesifik olmayan nonspesifik hipoplazisini, tüm serebellumun hipoplazisini veya konjenital serebellar gelişimsel displaziyi içerir. Ayrıca, ilgili görüntüleme değişiklikleri arasında beyin sapı hipoplazisi, lissensefali, aprosensefali, mikrosefali veya değişken ve daha az belirgin serebral gelişimsel değişiklik değişim yer alabilir. Dandy-Walker sendromu, serebellar vermisin hipoplazisi ile karakterize edilir ve/veya baskın olarak serebelluma posterior ancak dördüncü ventrikül ile sürekli kistik olan bir serebrospinal beyin-omurilik sıvısı toplanmasını gösterir. Dandy-Walker hastaları ataksi, nistagmus, kranyal sinir felci, apne epizodları, hidrosefali ve kognitif disfonksiyon ile başvururlar. Torcula genellikle yükselir ve posterior fossa genellikle genişler. Hidrosefali sıklıkla ilişkilidir ve serebral korteks ile korpus kallozum tutulumlu serebral gelişimin anomalileri olabilir. Diğer konjenital veya edinsel sonradan kazanılmış posterior fossa kistlerinden farklılaşma önemlidir. Konjenital ataksi, hipotoni ve okülomotor ataksi ile birlikte Joubert sendromu, orta beyin ve serebellum tutulumlu benzersiz görüntüleme değişikliklerine sahiptir beyin sapının “molar diş” konturu kenarı görünümü veya dördüncü ventrikülün “yarasa kanadı” konfigürasyonu. Her biri biraz değişken klinik ve görüntüleme özelliklerine ve farklı lokusları içeren genetik değişimlere sahip dört tip tür tespit edilmiştir. Rhombensefalosinapsis, tek başına veya diğer gelişimsel anomalilerle birlikte ortaya çıkabilen nadir bir serebellar displastik süreçtir. Rhombensefalosinapsis, serebellar hemisferlerin füzyonu, dentat nükleusların birleşmesi eklenmesi veya füzyonu ve üstün serebellar pedinküllerin füzyonu ile birlikte vermian vermis agenezini gösterir. Lateral ventriküller genellikle büyür ve talamik çekirdekler kaynaşabilir. Konjenital ataksi, perinatal serebral enfarktüs ile ilişkili olarak ve konjenital sitomegalovirüs veya merkezi sinir sisteminin diğer enfeksiyöz süreçleriyle ilişkili olarak da ortaya çıkabilir. Ataksik serebral palsi, diğer serebral palsi formlarına türlerine göre nadirdir ve görüntüleme bağıntıları iyi tanımlanmamıştır. Kalıtsal ve İdiopatik Dejeneratif Süreçler Kalıtsal ataksiler, nedensel neden olan genleriyle bilindiğinde ve kalıtım şekillerine otozomal dominant, otozomal resesif, x’e bağlı veya mitokondriyal dayanılarak sınıflandırılır. Bu bozuklukların her birinde MRG tercih edilen görüntüleme modalitesidir. Bu hasta grubunda, aile öyküsü, fizik muayene bulguları ve MRG’nin serebellumu ve pons, medulla, spinal kord, serebral korteksin farklı kombinasyonlarını ve optik sinirleri içeren atrofi bulguları ile birlikte geniş bir yelpazede potansiyel tanısal değerlendirmeler önerilmektedir. BT görüntülemede dentat kalsifikasyon tanımlanabilir. Ancak kesin tanı moleküler genetik testlere dayanır. Serebellar ataksi baskın ve bazen tek klinik bulgu olurken, spastisite, nöropati, nöbetler, ekstrapiramidal semptomatoloji, mental retardasyon, bilişsel gerileme, nistagmus, görme kaybı, spazmodik öksürük ve migren benzeri ataklar da ilişkili olabilir. MRG neredeyse her zaman tercih edilen görüntüleme aracıdır. Saptanan otozomal dominant spinoserebellar ataksiler AD-SCA’lar arasında spesifik tanısal terimlendirme, spinoserebellar dejenerasyon, Marie ataksisi ve olivopontoserebellar atrofi OPCA gibi daha az spesifik terimlerin yerini almaktadır. AD-SCA bozuklukları arasında, şimdiye kadar 30’dan fazla farklı ve ayrı genetik anormallik tespit edilmiştir. OPCA terimi sadece klinik ve patoloji ile ilişkili “serebellar-artı” semptomatoloji kombinasyonuna sahip olan, serebellar ve beyin sapı atrofisi ile ilgili görüntüleme bulguları olan ve tanımlanamayan bir genetik kökene sahip olan olgular için bir etiket tanımlama olarak kullanılmaya devam etmektedir. “İdiyopatik geç başlangıçlı serebellar ataksi” tanımlaması, baskın serebellar semptomatolojisi olan, ailede ataksi öyküsü bulunmayan ve tanımlanmış bir genetik belirtecin bulunmadığı farklı ve anlamlı derecede geniş bir grup erişkin hastayı tanımlamak için ayrı olarak kullanılır. Bu hastalarda MRG genellikle serebelları ve pontin hacim kaybını gösterir. Spinoserebellar ataksi tip 2 SCA2, yavaş ilerleyen ataksi, dizartriya, nistagmus ve başlangıçta etkin ancak daha sonra tendon refleksleri olmayan, periferik nöropatiyle ilişkili olan bir AD-SCA türüdür. Distoni, parkinsonizm ve demans da mevcut olabilir. Semptomlar 20 yaşından önce ortaya çıktığında daha hızlı ilerlemektedir. Görüntüleme bulguları, serebellar ve pontin hacim kaybı ile serebral hemisferlerin de tutulumlu olduğu derin beyaz cevher değişiklikleridir. Transkraniyal beyin parankimi ultrasonu, SCA2’li ve parkinsonizmi olmayan hastaların çoğunda substantia nigra’nın artmış ekojenitesini göstermektedir. Substantia nigra’nın artmış ekojenitesi de ayrıca SCA3 ve SCA 17’de görülebilir; dentat nükleus hiperekojenitesi ve dördüncü ventriküler genişlemesi, transkranyal sonografide SCA3’ün karakteristik özellikleridir. SCA2 nispeten yaygın bir AD-SCA formu olmasına rağmen bir çalışmada AD-SCA vakalarının % 13’ü, klinik ve görüntüleme özellikleri kesin bir tanıya izin vermez. Moleküler genetik analiz gereklidir. Marie’nin ataksi ve AD-OPCA vakalarının çoğu ancak hepsi değil, SCA2’yi temsil ettiği düşünülmektedir. Spinoserebellar ataksi tip 3 SCA3 Machado-Joseph hastalığı, AD-SCA’lı hastaların % 23’ünü oluşturmaktadır. Semptomlar en sık olarak, serebellar ataksi, spastisite, periferik nöropati, yüz ve dil atrofisi ile bulbar disfonksiyonu ve arada sırada miyoklonus veya entellektüel bozukluğun ikinci ila dördüncü on yılında 20-40 yıl bir başlangıcı içerir. Alt türler açıklanmıştır. MRG değişiklikleri arasında serebellum, pons ve medulla tutulumlu hacim kaybı ve globus pallidus’un posterior ve medial kenarları marjinleri boyunca yüksek T2 sinyal yoğunluğunun doğrusal lineer bir bölgesi Voksel bazlı morfometri VBM dahil olmak üzere kantitatif MRG, SCA tip 1, 3 ve 6, SCA2 ve 17’nin değerlendirilmesinde ve karakterize edilmesinde yardımcı olabilir. Beyaz cevher madde bütünlüğünün kalitatif ve kantitatif difüzyon tensör görüntüleme ölçümleri, sporadik ve kalıtsal ataksisi olan hastalarda da yararlı olabilir. Dentatorubral-pallidoluysian atrofi DRPLA, erişkinlerde bozukluk meydana geldiğinde ilerleyici progresif ataksi, koreoatetoz ve demans veya karakter değişiklikleri ile karakterizedir. Çocuklarda ataksi, miyoklonus, epilepsi ve ilerleyici progresif entellektüel bozulma ile karakterizedir. MRG, serebral kortikal atrofi ile serebellar ve beyin sapı hacim kaybını gösterir. Serebral hemisferlerdeki derin beyaz cevherde, talamusta ve beyin sapındaki daha az sinyal yoğunluğu, T2-ağırlıklı MRG’lerde artmış olabilir. Tanı, genetik belirteçlerin tanımlanması yoluyla belirlenir. Otozomal resesif spinoserebellar ataksiler AR-SCA’lar, birçok altta yatan genetik bozuklukla ilişkili olabilir. En yaygını, 1-2 / nüfus yoğunluğuna sahip Friedreich’in ataksisidir. Genellikle ilk veya ikinci on yıl içinde başlangıca sahiptir. Semptomlar ilerleyicidir, azalmış kas gerilme refleksleri, upgoing ayak parmakları, titreşim ve pozisyon için duyu kaybı, pes cavus ve kardiyomiyopati ile karakterizedir. Görüntüleme bulguları, azalmış spinal kord ve medulla kesit alanını ve düzensiz bir şekilde serebellar hacim kaybının varlığını içerir. Tanı, moleküler genetik test yoluyla konulur. Ataksi-telanjiektazi A-T, ilerleyici serebellar ataksi, konjunktivanın telanjiektazileri, okülomotor apraksi, koreoatetoz ve sık görülen enfeksiyonların bulguları olan bir AR-SCA’dır. Semptomlar 1 ile 4 yaş arasında başlar ve nüfusa popülasyona dayalı prevalans 1 / 40,000-100,000’dir. Hastalar kısmen iyonize radyasyona karşı artan bir duyarlılıkla ilişkili olarak lösemi ve lenfoma olma riski altındadır. MRG, serebellar hemisferlerin lateral kısımlarının başlangıç selektif atrofisini ve daha sonra, inferior ve superior serebellar kortikal bölgeleri kapsayacak şekilde hacim kaybının genişlemesini gösterir. Vermis ayrıca, daha aşağı kısımlarında olduğundan daha üst kısımlarında, atrofik hale gelir. Laboratuvar testleri, yükselmiş serum alfa-fetoprotein, kan mononükleer hücrelerinde ataksia-telanjiyektazisi mutasyona uğramış proteinin yokluğu, periferal lenfositlerde 714 bir kromozom translokasyonunun varlığı ve immün yetmezlik varlığını tanımlayarak A-T tanısını desteklemektedir. Birkaç daha az yaygın AR-SCA burada tartışılmayacaktır. Frajil X tremor/ataksi sendromu FXTAS, ilerleyici progresif ataksinin X’e bağlı bir nedenidir. Frajil X sendromu, ayrı fakat ilişkili bir bozukluk olup, mental retardasyonun en yaygın genetik nedenidir. Frajil X sendromu, frajil-X mental retardasyonu 1 geninin baskılanmasından susturulmasından kaynaklanır. Baskın klinik bulgular; karakteristik fasiyesleri, gelişimsel gecikmeyi ve mental retardasyonu içerir. Bununla birlikte, FXTAS, frajil-X sendromunun taşıyıcıları olan, çoğunlukla erkekleri, yetişkinleri içerir. Hepsinin “premutasyon” alelleri vardır ve tremor, ataksi, otonomik instabilite, parkinsonizm ve bilişsel gerileme ile ilgili önemli ve ilerici klinik bulgular gösterirler. FXTAS’ın karakteristik MRG bulguları arasında beyin sapı atrofisi ve serebral kortikal atrofi yer almaktadır. T2 ağırlıklı MRG’lerde atrofik orta serebellar pedinküllerin beyaz cevherinde ve derin ve subependimal serebral beyaz cevherde yoğunluk artışı olabilir. Multipl sistem atrofisi MSA başlangıçta ataksi MSAc veya parkinsonizm MSAp ile ortaya çıkabilen sporadik nörodejeneratif bir bozukluktur. Başlangıcı genellikle 50 yaşından sonradır ve erken ek bulgular belirgin otonomik disfonksiyon ve spastisiteyi içerebilir. Önceden bildirilen sporadik OPCA ve ShyDrager sendromu vakaları büyük olasılıkla şimdi MSA olarak bilinenleri temsil etmektedir. MSAc, dizartri ile yürüyüş ve ekstremite ataksisi ve başlangıçta geç-başlangıçlı serebellar atakside gözlenen bulgulara benzeyen okülomotor anormallikler ile karakterizedir. Disotonomi ve parkinsonizm sonunda gelişecektir. MRG, pons, serebellum ve putamen atrofisini gösterir. Pons ve orta serebellar pedinküller T2 ağırlıklı görüntülerde hiperintensite gösterebilir. Putamen, T2 ağırlıklı MRG’lerde sinyal yoğunluğunda genellikle düşüktür, buna rağmen putamenin lateral kısmında dar bir sinyal yoğunluğu bandı görülebilir. İdiyopatik Parkinson hastalığı PD ve atipik nörodejeneratif parkinsonizm bozuklukları MSA gibi olan hastaların fonksiyonel görüntülemesi, I-123 Ioflupane SPECT DaT taraması içerir. Dopamin taşıyıcısı DaT görüntüleme, striatal dopamin eksikliği olan parkinsonizm şüphesi veya premotor vakalarında ve PD ilerlemesinin izlenmesinde takibinde dopaminerjik disfonksiyonun saptanmasında faydalı olabilir. Normal DaT görüntüleme, vasküler parkinsonizm ve diğer PD mimiklerinin hariç tutulmasında dışlanmasında yardımcı olabilir. Progresif ataksi, zaman zaman MERRF düzensiz kırmızı kas lifli miyoklonik epilepsi, NARP nöropati, ataksi ve retinitis pigmentosa, Leigh sendromu ve Kearns-Sayre sendromu gibi mitokondriyal bozukluklarla ilişkilidir. Nöbetler, sağırlık, diabetes mellitus, kardiyomiyopati, retinopati ve kısa boyluluk boy kısalığı gibi ek klinik bulgular sıklıkla ilişkilidir. NARP’de, MRG’de serebral ve serebellar atrofi görülebilir. Leigh sendromunda, BT’de bazal gangliyonlarda bilateral simetrik düşük atenüasyon olabilir ve T2 ağırlıklı MRG’lerde beyin sapında ve/veya bazal gangliyonlarda artmış sinyal yoğunluğu şiddeti görülebilir. Koenzim Q10 eksikliği, genellikle başlangıcı çocukluk çağında ve sıklıkla nöbetlerle ilişkili olan serebellar ataksisi olan kişilerde tanımlanmıştır. MRG serebellar hacim kaybını gösterebilir. Semptomlar, koenzim Q10 ile tedaviye yanıt verebilir. Kaybolan beyaz cevher hastalığı, en belirgin başlangıç semptomu ataksi olan kalıtsal bir erken çocukluk lökoensefalopatisidir. Ergen ve erişkin başlangıcı tanımlanmasına rağmen, başlangıçcı en sık 2 ila 6 yaşlarında görülür. MRG, diffüz artmış beyaz cevher T2 sinyal yoğunluğunu ve hem serebral hem de serebellar beyaz cevher hacmindeki progresif ve kapsamlı bir kaybı gösterir. Subkortikal beyaz cevher başlangıçta korunabilir. Süperfisiyal Sideroz Bu kalıtsal olmayan bozuklukta, hemosiderin, tekrarlayan, sıklıkla sessiz, subaraknoid kanamanın sonucu olarak beyin ve omurilik subpial katmanlarında birikir. En belirgin semptomlar yavaş ilerleyen ataksi ve işitme kaybıdır. MRG, T2 ağırlıklı MRG’lerde korteks, beyin sapı ve/veya spinal kord üzerinde hipointens bir kaplama gösteren kesin tanı prosedürüdür. Serebellum atrofiye olabilir. Üst superior vermis ve anterior serebellar hemisferler tercihen etkilenebilir. Hem gradiyent-eko T2 ağırlıklı MRG’ler hem de yüksek alan gücü kullanan mıknatıslarla oluşturulan görüntüler hemosiderin birikimi için duyarlılığı Spinal Kord ve Periferik Sinir İlişkili Ataksi Potansiyel olarak spinal korddan veya spinal korddaki kökler/sinirlerden ortaya çıkan patolojik süreçlere bağlı olarak ortaya çıkan ataksinin değerlendirilmesi, intravenöz kontrastsız ve kontrastlı yüksek çözünürlüklü T1 ve T2 ağırlıklı aksiyel ve sagittal MRG’leri gerektirir. Görüntüleme posterior sütunlara ve sinir köklerine odaklanmalıdır. Pernisiyöz anemide, görüntüleme bulguları bozukluğun süresine ve şiddetine bağlıdır. Spinal kord şişmiş görünebilir ve özellikle T2 ağırlıklı MRG’lerdeki arka kolonlarda hiperintensite gösterebilir. Sonuç olarak, atrofi ve persistan gliozis gelişebilir veya alternatif olarak tüm görüntüleme bulguları tedavi ile düzelebilir. Hipertrofik, inflamatuar veya postinfeksiyöz polinöropatili hastalarda, MRG ile birlikte sinir kökü artışı ve genişleme gösterilebilir. Beslenme Eksikliği, Toksinler ve İlaçlar Bu bozuklukların her birinde MRG tercih edilen görüntüleme modalitesidir. Çözücü madde solvent kötüye kullanımı ya da çözücü maddelere toksik zehirli maruz kalmak, yürüme bozukluğu ve ensefalopatiye neden olabilir. MRG anormallikleri, diffüz kortikal atrofik değişiklikler ve beyaz cevher, bazal gangliyon ve talamide T2 ağırlıklı görüntülerde hiperintensite ile karakterizedir. Metil-civa zehirlenmesi Minamata hastalığı, kontamine deniz ürünlerinin alınmasından kaynaklanan nörolojik bir hastalıktır. Ataksi, görme kaybı ve duyusal bozukluk ile karakterizedir. Etkilenen hastalarda MRG, kalkarin korteksinin yanı sıra serebellar vermis ve hemisferlerin atrofisini gösterir. Metronidazol Flagyl ile indüklenen serebellar toksisite ataksi semptomları ile ilişkilidir. T2 ağırlıklı görüntülerde imajlarda MRG bulguları arasında en sık dentat nükleusunda bilateral simetrik hiperintensite; anormal sinyal yoğunluğunun daha az yaygın olan alanları arasında dorsal medulla ve pons, orta beyin ve korpus kallozumun spleniumu bulunur. Sınırlı difüzyon bu yerlerde de mevcut olabilir. Semptom çözünürlüğü ile MRG normal hale gelir. Daha önce merkezi ve/veya ekstrapontin miyelinoliz olarak bilinen ozmotik demiyelinizasyon sendromunda, serebellar veya ekstrapiramidal semptomlar gözlenmiştir. Daha tipik olarak hastalar koma, locked-in kilitli kalma sendromu veya kuadriparezi gösterirler. Bu bozukluk tipik olarak hiponatremi durumunda ve onun hızla düzeltilmesinde, sıklıkla kronik alkolik ve yetersiz beslenen hastalarda görülür. Tegmentum, ventrolateral pons ve kortikospinal traktusların korunmasında santral ponslarda artmış T2 sinyal yoğunluğu karakteristik bulgudur. Ataksinin başlangıç semptomlarına sahip bir lökoensefalopatinin de eroin buharlarının kronik inhalasyonunu takiben meydana geldiği bildirilmiştir. Dentat nükleusun korunması ile birlikte serebellar beyaz cevherde bilateral simetrik artmış T2 sinyal yoğunluğunun karakteristik ve oldukça spesifik bir şekli, erozine bağlı lökoensefalopatide bildirmiştir. E vitamini eksikliği, edinilmiş bazı gastrointestinal bozukluklarla veya E vitamini taşınmasında transportunda otozomal resesif defektlerle birlikte görülebilir. Semptomlar zayıflık, arefleksi ve retinal dejenerasyon ile ilişkili ataksiyi içerir. Görüntüleme, T2 ağırlıklı MRG’lerde spinal kordun omuriliğin posterior sütunları tutulumlu serebellar atrofi ve hiperintensite göstermiştir. Kronik etanol kötüye kullanımı, ataksi ve multipl diğer nörolojik işlev bozukluğu semptomları ile ilişkilidir. Bu semptomlar, etanolün ve onun metabolik ürünlerinin nörotoksisitesinden, ilişkili kronik karaciğer hastalığından, ikincil beslenme eksikliklerinden ve aynı zamanda yutulan diğer toksinlerin etkisinden kaynaklanır. MRG, özellikle üstün baskın olarak serebellar vermisin atrofisini ve bunun yanı sıra pons, medulla ve serebral hemisferleri içeren hacim kaybını gösterir. Wernicke ensefalopatisi tiamin eksikliğine bağlıdır. Klasik olarak ataksi, değişen mental durum ve oküler motilitenin anormalliği ile kendini gösterir. MRG, T2 ağırlıklı sekanslarda hiperintensite, intravenöz gadolinyum enjeksiyonunu takiben reversibl genişleme artış ve mammiller cisimler, üçüncü ventriküle komşu hipotalamus, periakuaduktal gri ve beyaz cevher, pulvinar ve talamik çekirdeğin dorsomedial kısımları dahil olmak üzere multipl çoklu yapılardaki reversibl geri dönüşümlü sınırlı difuzyonu gösterir. Bu bölgelerde benzer küçük hemorajik odaklar da oluşabilir. Reversibl Geri dönüşümlü posterior lökoensefalopati en sık baş ağrısı, değişmiş bilinç, görme bozukluğu ve nöbetler ile karakterizedir. Ataksi, özellikle beyin sapı veya serebellar tutulum olduğunda bir bileşen olabilir. Öncül klinik koşullar arasında hipertansiyon, eklampsi, böbrek hastalığı ve sitotoksik veya immünsüpresan ilaçların kullanımı yer alır. MRG bulguları, T2 ağırlıklı görüntülerde posterior parietal ve oksipital loblarda bilateral ve genellikle simetrik yam tarzı patchy ve konfluent hiperintensitenin varlığını içerir. Sinyal anormallikleri, bazal gangliyon, serebellum, beyin sapı ve frontal lobu da içerebilir. Beyaz cevher genellikle korteksten daha fazla tutulumlu olabilir, ancak derin gri cevher de etkilenebilir. Kontrast verilmesini takiben az iyileşme olur veya hiç iyileşme olmaz. Anormal sinyal şiddeti odaklarına komşu intrakraniyal kanama bildirilmiştir. Predominant beyin sapı tutulumu da, difüzyon ağırlıklı MRG’lerde görülen su difüzyonunun kısıtlanması ile de tanımlanmıştır; su difüzyonu daha sonra klinik sendromun çözünürlüğü ile artabilir. Varyant 2 İnmenin Olası Bir Belirtisi Olarak Akut Ataksi Yetişkin veya Çocuk İskemik veya hemorajik olaylar serebellum, medulla, pons, mezensefalon, kırmızı nükleus, talamik nukleus veya internal kapsülün arka ekstremitesini ya da frontal veya parietal serebral korteksi besleyen vasküler dağılımlara izole edildiğinde ataksiye neden olabilir. Pons ve medulla tutulumlu medial yerleşimli infarktlar nadiren ataksi ile ilişkilidir. Bazı adlandırılmış sendromlar beyin sapı enfarktüsünün ataksisi ve fokal bölgeleri ile ilişkilidir. Posterior inferior serebellar arterin lateral meduller sendromu veya Wallenberg sendromu dağılımındaki enfarktüsler, spesifik bir ataksi sendromu ile ilişkili olan beyin sapı enfarktüsünün en yaygın şeklidir. Semptomlar; ipsilateral hemiataksi, vertigo, dizartri, pitoz ve miyozistir. Beyin sapı ve serebellar enfarktüs baskın olarak arteriyel olmasına rağmen, venöz enfarktüs de düşünülmelidir. Ataksinin görüntülemesinin değerlendirmesi genellikle su difüzyon karakterizasyonu ve time-of flight TOF MR anjiyografisi ile MRG gerektirir. T1 ağırlıklı görüntüler kullanılarak, yağ satürasyonu olmadan ve yağ satürasyonu ile birlikte MRG ile boyun damarlarının değerlendirilmesi, arteriyel diseksiyonu dışlamaya yardımcı olur. Santral veya dural venöz tromboz şüphesi varsa MR venografisi düşünülmelidir. Kateter bazlı tanısal anjiyografi ve/veya BT anjiyografi onaylama için gerekli Posterior fossa veya supratentoryal beyin parankimi tutulumlu olduğunda, vasküler malformasyonlar, anjiyopati veya anevrizma rüptürü akut ataksiye neden olabilir. Akut veya subakut kanama için değerlendirirken beyin ve BT anjiyografinin BT görüntülemesi MRG’nin yerini alabilir veya onu tamamlayabilir. Tekrarlayan veya paroksismal ataksi, epilepsi ve migren dahil olmak üzere çeşitli bozukluklarla ilişkilendirilmiştir. Aksi halde sağlıklı çocuklarda yüksek sistemik ateşle geçici ekstremite ve gövde ataksisi oluşabilir. Bu bozukluklar idiopatik olabilir veya membran kalsiyum ya da potasyum kanal fonksiyonundaki anormalliklere veya değişmiş sinaptik glutamat taşınmasına bağlı olabilir. MRG, tercih edilen görüntüleme yöntemidir. MRG normal olabilir, serebellar hacim kaybını gösterebilir veya T2 ağırlıklı görüntülerde kortikal hiperintensitenin geniş alanlarını gösterebilir. Bu görüntüleme bulguları olası eş zamanlo hemiplejik migren oluşumu veya son zamanlardaki nöbet aktivitesi ile ilişkili olabilir. Varyant 3 Şüphelenilen Enfeksiyonun Bir Belirtisi Olarak Akut veya Subakut Ataksi Erişkin veya Çocuk Birçok enfeksiyöz ve postinfeksiyöz süreç ataksiye neden olabilir. Serebellumda enfeksiyöz süreçle ilişkili değişikliklerin saptanması, posterior fossada MRG’nin üstün kontrast çözünürlüğü rezolüsyonu nedeniyle BT’ye göre kontrastsız ve kontrastlı MRG ile en iyisidir. Bakteriyel serebellit, serebral hemisferler tutulumlu olarak menenjit veya serebrit ile ilişkili ortaya çıkabilir. Etiyolojiler, çoğunlukla temporal kemikten kaynaklanan, penetran travma veya bir epidural enfeksiyonun transdural uzantısını içerir. Difüzyon ağırlıklı imajlar görüntüler ve MR spektroskopisi ayırıcı tanıyı daraltabilir. Herpes ve arborvirüs de dahil olmak üzere multipl viral süreçler de beyin sapı ve serebellum tutulumlu olabilir. Varyant Creutzfeldt-Jakob hastalığı vCJD ayrıca sığır spongiform ensefalopati olarak da bilinir ailesel Creutzfeldt-Jakob hastalığı fCJD ve sporadik Creutzfeldt-Jakob hastalığı sCJD en sık saptanan prion ilişkili spongiform ensefalopatilerdir. vCJD ve sCJD ve her biri davranışsal, duygusal ve entelektüel bozulma ile ortaya çıkabilir. Sonunda ataksi ve dizartri gelişebilir. sCJD’de stupor, koma ve miyoklonusa hızlı progresyon görülürken, klinik seyir vCJD’de daha uzamış olabilir. MRG, T2 ağırlıklı görüntülerde, inversiyon sekanslarında ve kaudat nükleusları, putamen ve frontal, paryetal ve oksipital korteks bölgelerindeki difüzyon ağırlıklı sekanslarda hiperintensite gösterir. Sinyal yoğunluğunda bu değişiklikler başlangıçta asimetrik olabilir. Sonuç olarak, diffüz beyin atrofisi gelişir. CJD’nin tüm formları, talamik nükleuslarda ve T2-ağırlıklı ve difüzyon ağırlıklı görüntülerde bilateral olarak pulvinar içinde hiperintensite göstermesine rağmen, bu fokal değişiklikler özellikle vCJD’de belirgindir. Akut serebellar ataksi olarak da adlandırılan akut serebellit, çocuklukta baskın olan, ancak yalnızca çocuklukta olmayan, paraenfektif bir bozukluktur. Semptomlar baş ağrısı, ataksi ve fotofobidir. İntrakraniyal basınç artabilir ve beyin sapı tutulumlu olabilir. MRG, serebellar hemisferlerde T2 ağırlıklı görüntülerde kitle etkisi ile hiperintensite gösterir. Bilateral tutulum, tek taraflı tutulumdan daha sık görülür. BOS akışının tıkanması, ventrikülomegali ve posterior fossa yapılarının yukarı doğru herniasyonuna neden olabilir. Serebellar menenjler intravenöz kontrast verilmesini takiben gelişebilir. Posterior fossada cerrahi dekompresyon gerekli olabilir. Takipte görüntüleme serebellar atrofiyi gösterebilir. Bickerstaff ensefaliti, en yaygın olarak viral bir hastalığı takip eden bir beyin sapı ve serebellar inflamatuar hastalığıdır. Ataksi ve oftalmopleji ile karakterizedir, MRG ile birlikte kitle etkisi, T2 ağırlıklı MRG’lerde hiperintensite ve pons, medulla ve serebellumun bölümleri içinde kısıtlı difüzyon gösterir. Guillain-Barré sendromunun bir varyantı olan Fisher sendromu, perifik ve merkezi sinir sistemi tutulumludur. Klinik olarak oftalmopleji ve serebellar ataksi ile karakterizedir. T2 ağırlıklı görüntülerde serebellum ve/veya beyin sapı içinde geçici hiperintensite görülebilir. Kranial sinirlerin ve spinal sinir köklerinin güçlendirilmesi gösterilebilir ve spinal kordun posterior kısımları T2 ağırlıklı MRG’lerde hiperintens olabilir. Sıvı ile zayıflatılmış inversiyon dönüşüm geri kazanımı FLAIR MRG’leri sıklıkla bu değişikliğin akut fazda en büyük avantaja sahip olduğunu göstermektedir. Serebellar atrofi genellikle iyileşme evresinde ortaya çıkar. Varyant 4 Kafa Travması Sonrası Akut Ataksi Erişkin veya Çocuk Yürüme dengesizliği, sarsıntı concussion sendromunun sık görülen bir bileşenidir ve posttravmatik ensefalopatiyle birlikte devam edebilir. Semptomlar, serebellar, vestibüler veya beyin sapı yapılarına zarar verebilir. Kalıcı ataksi, frontal lob yaralanması ile de ilişkili olabilir. Frontopontoserebellar traktusun Arnold’s bundle kesilmesi, ataksinin frontal lob lezyonu ile ilişkisini açıklayabilir. Bu yol, Brodmann’ın 10 nolu alanından kaynaklanır ve orta serebellar pedinkül yoluyla kontralateral serebelluma kasıtlı hareketle ilgili bilgi taşır. Bu traktusun yolun kendi seyri boyunca veya kökeninde kesintiye uğraması, frontal kortikal girdinin input serebellumunu bozar ve bu da bozulmuş koordinasyon ve lokomosyona neden olur. Akut travmanın görülmesi durumunda veya progresif ilerleyici travma sonrası ataksi olan olgularda, genişleyen bir kist veya ekstra aksiyel hematom ayrı olarak düşünülmelidir. MRG, değerlendirme için tercih edilen yöntemdir. Özet Her yaştaki hastalarda, ataksinin değerlendirilmesinde MRG genellikle tercih edilen başlangıç modalitesidir. Uygun muayene seçimi ve yorumlanması için klinik öykü ve fiziksel bulgularla korelasyon ilişkisi önemlidir. Ataksi omurga spinal kökenli olabilir. Beyin görüntüleme negatif veya belirsiz ise omurganın MRG’si düşünülebilir. PET, SPECT, MR spektroskopisi ve transkranial ultrason gibi modaliteler genellikle daha zorlu klinik sorunlar problemler içindir. Öngörülen İstisnalar Nefrojenik sistemik fibrozis NSF skleroderma benzeri bulgular gösteren, sınırlı klinik sekellerden fatal durumlara kadar değişen bir dizi bozukluğu içerir. Ağır renal fonksiyon bozukluğu ve godolinyum içeren kontrast madde alımı ile ilişkili görünmektedir. Bu durum, diyaliz hastalarında ve nadiren GFR’si çok sınırlı örn.<30 mL/dk/ m2 hastalarda görülürken bunun dışındaki hastalarda hemen hiç görülmez. NSF ile ilgili birikmekte olan literatürde aksini savunan görüşler olsa da, diyaliz hastalarında olası yararları risklere açıkça üstün olmadıkça kullanılmaması, GFR’si 30 mL/dk/ den düşük hastalarda kullanımının sınırlanması konusunda görüş birliği mevcuttur. Kaynak American College of Radiology ACR Appropriateness Ataxia Gıda Alerjisi Tanısı Doğru mu? Hocam saygılar. 11 Nisan 2012 tarihinde dilimde şişlik hissi ile KBB polikiliniğine gittim. Gıda alerjisi tanısıyla serum içinde Prednol verdiler. Ayrıca hap olarak ta 5 gün kullandım. Şu ana kadar da Rupafin, Desmont ve Nasonex kullanıyordum. Yanak içlerinde beyaz şerit şeklinde kabarmalar ve dilimde yanmalar var 2 haftadır. Ayrıca dil kenarlarında diş izleri oluyor. KBB uzmanına gittiğimde Desmont'u bırakmamı söyledi. Benim huzursuz olduğum konu direkt olarak gıda alerjisi tanısıyla bu ilaçları kullanmam doğru mu? Şu an dilimde halen devam eden uyuşma ve hissizlik var. Ne zaman dilimle ilgili huzursuzluğumda kontrole gitsem ilaçlara devam diyorlar. Öte yandan ilaçları kullandığım sürece alerjik tepkimeyle tekrar karşılaşır mıyım? Dilimde tekrar şişme olur mu? Beni aydınlatırsanız sevinirim hocam. İyi çalışmalar diliyorum. Çillerim İçin Ne Önerirsiniz? Merhaba iyi günler, ben cilt kanseriyim. Güneş gören yerlerde yoğun şekilde çiller var ve burnumdan alınan biyopsiden sonra ben aldılar ve çil olmayan yerden yama yaptılar. Burnum beyaz, diğer yerler çilli. Görünümden çok rahatsız oluyorum, makyajla kapatıyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Nasıl bir çözüm önerirsiniz? Kist Sorunu Yaşıyorum. Ne Yapmamı Önerirsiniz? Merhaba, ilkokuldan bu yana kist sorunu yaşıyorum ve şu an 27 yaşındayım. 2 ay sonra düğünüm olacak ve genel tetkik yaptırdım. Ultrason sonuçlarımı size yazıyorum ve bana acil cevap verebilirseniz sevinirim. "Myometrium normal eko yapısında, homojen görünümde olup suprapubik yaklaşımla tespit edilebilen miyom izlenmemiştir. Endometrium yankısı düzgün, kalınlığı 5mm dir. Her iki over ekojeniteleri ve boyutları artmış olup sağda 44X20 mm, solda 42X19 mm olarak ölçüldü. Büyüğü sağ overde 8 mm boyutunda, diğerleri 5 mm den küçük multiple periferik dizimli kistik oluşumlar izlendi. PCO açısından klinik korelasyonu önerilir. Solid kitle lezyonu mevcut değildir. Douglasta sıvı izlenmemiştir. Spermiyogram Sonuçlarım Normal mi? Merhaba, 29 yaşındayım ve 2 yıllık evliyim. Spermiyogram sonucumu yorumlar mısınız? Teşekkürler. Miktar 3,5 cc, Renk Sarı-Beyaz, Görünüm Krem-Opelasan, Ph 8,5, Likefiye süresi 30 dk, Sperm sayısı 70 000 000, Motolite 30 dk hareketli %60, 60 dk hareketli %50, 120 dk hareketli %40, 240 dk hareketli %30, İleri doğru hızlı hareketli %40, İleri doğru yavaş hareketli %20, Hareketsiz %40, Morfoloji Baş Anomalisi %15, Boyun Anomalisi %10, Kuyruk Anomalisi %10, Normal Morfoloji %65, Mikroskobi 7-8 lökosit görüldü. Sperm Testi Sonuçlarım Ne İfade Ediyor? Hocam merhaba, sperm testi sonuçlarım ejakülat miktarı yaklaşık 1ml, renk kirli beyaz, reaksiyon7, viskozite normal, likafaksiyon süresi 1,5 saat, spermatozoit sayısı ml164 milyon, hareketli %40, hareketsiz %40, yerinde hareketli %20. Not Hareketsiz sperm hücreleri sperm aglitinasyonuna bağlıdır. Bol miktarda sperm aglitinasyonları mevcuttur, her alanda 5-6 lökosit hücresi görülmektedir. Bu sonuçlardan ne anlamam gerekiyor hocam? Tedavi yöntemi nedir? Sürekli Ameliyat mı Olmam Gerekiyor? Uterus korpus posterior kesiminde 15*12 mm boyutlarında intrakural yerleşimli myom ile uyumlu hipoekoik solid kitle lezyonu mevcuttur. 1,5 sene önce ameliyat oldum. 6 ay sonra tekrarladı. Bu durumda nasıl bir yol almam gerekiyor? 29 yaşındayım, bekarım. Devamlı ameliyat mı olmam gerekiyor, ilaç tedavisi var mıdır? Kokulu Akıntının Sebebi Nedir? Merhaba, ben evli, 22 yaşında bir bayanım. Uzun zamandan beri vajinamdan beyaz, bazen sarımsı renkte kokulu bir akıntı geliyor ve kokusu rahatsız edici oluyor. Bu akıntı hiç kesilmiyor. Günlük ped kullanmadığım zamanlarda günde 3-4 kere iç çamaşırımı değiştirmek zorunda kalıyorum. Bazen kaşıntım da oluyor. İlk başlarda önemsemiyordum ama son zamanlarda iyice rahatsız etmeye başladı. Ciddi bir şey olmasından endişeleniyorum. Bilgi verip yardımcı olursanız sevinirim. İyi çalışmalar. Çocuğumun Olmama Riski Var mıdır? Uterus korpus arka duvarda 3x2 cm çaplı ovoid intramural leomyom, ayrıca aynı düzeyde sol posterolateral duvarda ve sağ anterolateral duvarlarda ortalama 1,5 cm çaplı birer adet daha leomyom izlenmektedir. Subendometrial lezyon saptanmadı. Endometrial kavite ve junctional zone normal görünümdedir. Uterin serviks tabiidir. Uterus korpus sol anterolateral duvarı ile noktasal temaslı izlenen toplam 6x4x5 cm çaplı belirgin olarak lobüle konturlu, içerisinde birkaç nüveden oluştuğu izlenimi veren T1-T2 belirgin hipointans solid kitle lezyonu görülmektedir. Mevcut lezyon sol overle temaslı komşuluğa gelmekle leomyom olarak yorumlandı. Sağ over tabiidir. Pelviste az miktarda serbest sıvı vardır. Mesane normal görünümde izlendi. Kesit planına dahil olan intestinal ve kolinik yapı segmentlerine ait patalojik saptanmadı. Pelvik gruplarda LAM yoktur. Pelvik duvar oluşumları tabiidir. Henuz çocuğum yok. Bu sonuçlara göre çocuğum olur mu, ameliyat olmam şart mı, ameliyat olursam tekrar çocuğum olmama riski nedir? Eşimin spermiogram testi gayet güzel çıktı. Teşekkürler. MR Sonucunda Kitle Çıkması Önemli midir? Merhaba, eşim baş ağrıları nedeniyle MR çekildi. Sonucunu dün aldık ve henüz bir doktora göstermedik. Raporda; Sol temporooksipital bölgede kortikal 22 mm çapında kitle lezyonu. IV kontrastlı MR tetkiki gerekir, yazıyor. Terimlerin anlamlarını bilmiyorum ama 22 mm çağında kitle yazdığı için endişelendim. Görüşlerinizi alabilir miyim, kötü bir şey mi? MR Sonuçlarıma Göre Ameliyat Olmam Şart mı? Pelvik MR incelemesinde bulgular şu şekildedir; Uterus korpus arka duvarda 3x2 cm çaplı ovoid intramural leomyom, ayrıca aynı düzeyde sol posterolateral duvarda ve sağ anterolateral duvarlarda ortalama 1,5 cm çaplı birer adet daha leomyom izlenmektedir. Subendometrial lezyon saptanmadı. Endometrial kavite ve junctional zone normal görünümdedir. Uterin serviks tabiidir. Uterus korpus sol anterolateral duvarı ile noktasal temaslı izlenen toplam 6x4x5 cm çaplı belirgin olarak lobüle konturlu, içerisinde birkaç nüveden oluştuğu izlenimi veren T1-T2 belirgin hipointans solid kitle lezyonu görülmektedir. Mevcut lezyon sol overle temaslı komşuluğa gelmekle leomyom olarak yorumlandı. Sağ over tabiidir. Pelviste az miktarda serbest sıvı vardır. Mesane normal görünümde izlendi. Kesit planına dahil olan intestinal ve kolinik yapı segmentlerine ait patalojik saptanmadı. Pelvik gruplarda LAM yoktur. Pelvik duvar oluşumları tabiidir. Henüz çocuğum yok. Bu sonuçlara göre çocuğum olur mu, ameliyat olmam şart mı? Teşekkürler. Acaba Hamile Olabilir miyim? Merhaba, konuya hemen girmek istiyorum. Sinemada sevgilime arkamı dönmüştüm, hemen arkama yapıştı, altında pantolon vardı, bende ise eşofman. 3 dk. öyle durduktan sonra geri çekildi. Pantolonun önü hafif az da olsa ıslaktı. Ben hasta olmadan önce hep beyaz bir sıvı akardı, o gün de o geliyordu. Hamile olabilir miyim acaba? Yardımlarınız için teşekkür ederim. Polikistik Over Sendromu'ndan Kurtulmak Mümkün mü? Seval Hanım merhaba, 26 yaşında bir bayanım. Adet dönemlerim çok gecikmeli ve çok fazla ağrılı oluyor. Bazen 2,5 ay bile geciktiği oluyor. Bu durumdan dolayı doktora gittim ve LH 9,83, FSH 3,23 çıktı ve polikistik over teşhisi kondu. Adet söktürücü olaraktan Farlutal 5 mg verdi ve kullandım. 3 gün geçti, hala adet görmedim. Bende ara ara vajinal bölgede kaşıntı ve yanma da oluyor, ayrıca akıntı da sürekli oluyor ve ara ara kesilmiş süte benzer beyaz akıntı oluyor. Size sormak istediğim soru şu Farlutal ilacım bitti ve kaç gün sonra adet olurum? Ayrıca doğum kontrol ilacı Belara verildi adet dönemlerim düzenli olsun diye ve adet döneminin 1. günü içmeye başla, 21 gün kullan 7 gün ara ver, tekrar kullan dendi. Yalnız benim adet dönemlerim 7-8 gün sürüyor. 7. gün adet görsem bile tekrar kullanmaya başlayacak mıyım, yoksa adet dönemi bittikten sonra mı başlayacağım? Polikistik over sendromundan kurtulmak mümkün müdür? Akıntılar, kaşıntılar ve yanmalar ve adet dönemindeki ağrılar bu kistlerden dolayı mıdır? Şimdiden ilginize teşekkür ederim. Kasığımdaki Ağrı İçin Ne Yapmamı Önerirsiniz? Hocam merhaba, bacağımda bir ağrı var, kasığın olduğu yerde tek bir noktada. MR çektiler, ne yapmamı önerirsiniz? İlaç verdiler ama pek fayda etmedi, başka hangi ilacı önerirsiniz? Kalça eklemi MR tetkiki; her iki kalça eklemini oluşturan kemik yapılar normaldir. Sol kalça ekleminde artmış effüzyon izlendi. Effüzyon varlığı nedeni ile değerlendirilebilir hale gelmiş olan sol labrum normaldir. Mesane normal görünümdedir. Pelvik yağ planı açıktır. Kitle lezyonu ve anormal büyüklükte lenf nodu varlığı dikkat çekmedi. Görüntüleme alanına giren kemik yapılar kas grupları ve diğer yumuşak dokulara ait belirgin patolojik görünüm dikkat çekmedi. Hocam ne yapmalıyım? Lütfen yardımcı olun bana. Dışkıdan Önce Balgamsı Sıvı Gelmesi Normal midir? Merhabalar hocam, son 1 senedir midemde yanma vardı. Bununla ilgili 3 ay önce genel cerrah bir operatör doktora muayene oldum. Klinik tanısı reflü idi. Endoskopi sonucunda küçük bir iltihap olduğu, bunun yanında Antral Gastrit tanısı konuldu. Endoskopi sırasında yine alınan sıvının biyopsisinde Kronik Gastrit sonucu çıktı. Nexium 40 mg kullanıyorum her sabah. Asıl soruma gelince; dışkı gelmeden önce balgamsı bir sıvı geliyor. Bazense köpüğümsü gibi beyaz renkli bir sıvı geliyor. Bu durum normal midir? Değilse; bununla ilgili yapmamı önereceğiniz birşey var mı? Teşekkür ederim. Bronkoskopi Sonucumu Değerlendirir misiniz? Hocam iyi günler, ben 3 gün önce bronkoskopi oldum, çıkan sonuçları merak ediyorum. Beni aydınlatırsanız sevinirim, şimdiden teşekkür ederim. Makroskopi 3 cc hacminde beyaz bulanık sıvı 1 Pap 1 He 1 Mmg. Tanı; Malignite açısından negatif yayma. Bronş lavajı. Yayma sitolojisi. Hocam bir diğeri ise şu şekilde; Boyalı Mikroskopik inceleme Gram. Boyalı preparatta az sayıda lökosit, çok sayıda epitel hücresi, az sayıda gram pozitif kök görüldü. Arb görülmedi, mini bal kantitatif kültür; solunum yolu flora bakterileri üredi. MR Sonucuma Göre Önemli Bir Sorun Var mı? Merhaba. Size MR sonucunu sormak istiyorum. Sagital düzlemdeki görüntülerde hipofizbezi yüksekliğinin belirgin arttığı 12 mm ve üst konturunun bombeleştiği görülmektedir ve sağ parietal lob posteriorunda derin beyaz cevherde yaklaşık 12 mm boyutta lineer şekilli tüm sekanslarda BOS sinyal intensitesinde alan görülmektedir. Bu ne anlama geliyor, ne yapmak gerekiyor? Bilgilendirirseniz sevinirim. Yaşadığım Sıkıntıların Sebebi Ne Olabilir? Polis Meslek Yüksek Okulu 1. Sınıf öğrencisiyim. Beden eğitimi koşularında belirli bir seviyede yorulduktan sonra, koşu anında nefesim tamamen tıkanıyor. 70-80 saniye bir nefes tıkanıklığı yaşarken dizlerimin üstüne çöküyor ve korkunç bir ses çıkararak nefes almaya çalışıyorum. Çevremdeki insanların bu durum karşısında o anda hayatımdan endişe ettiklerini ve hiç birşey yapamadıklarını gördüm. Ayrıca, hafif eğimli yokuşlara tırmanma anında bedenimde oluşan hızlı yorulma, kalp çarpıntısı ve buna bağlı nefes nefese kalma durumu, dinlenme isteği oluyor. Yüksek heyecan halinde kalbim yüksek ritimde atıyor ve muhtemelen buna bağlı olarak nefesim kesiliyor. Tüm koşularda gırtlağımda yumurta büyüklüğünde bir balgam topu hissi ve ağzımın içerisinde beyaz renkli yoğun kıvamlı yapışkan tükürük oluyor. 2 saatten fazla ders çalışma veya bilgisayar başında kalma hallerinde aşırı baş ağrısı ve beynimin yorulması durumu yaşıyorum. Beyin MR’ında sadece Sinüzit hastalığına rastlanmıştır. Polis okuluna başlamadan önce, fiziksel aktiviteden uzak, aşırı beyinsel aktivite ve monoton bir hayat yaşamaktaydım. Yaşadığım sıkıntıların sebebi ne olabilir? Yorulduğumda Nefesimin Tıkanması İçin Ne Yapmalıyım? Polis Meslek Yüksek Okulu 1. Sınıf öğrencisiyim. Beden eğitimi koşularında belirli bir seviyede yorulduktan sonra, koşu anında nefesim tamamen tıkanıyor. 70-80 saniye bir nefes tıkanıklığı yaşarken dizlerimin üstüne çöküyor ve korkunç bir ses çıkararak nefes almaya çalışıyorum. Çevremdeki insanların bu durum karşısında o anda hayatımdan endişe ettiklerini ve hiç birşey yapamadıklarını gördüm. Ayrıca, hafif eğimli yokuşlara tırmanma anında bedenimde oluşan hızlı yorulma, kalp çarpıntısı ve buna bağlı nefes nefese kalma durumu, dinlenme isteği oluyor. Yüksek heyecan halinde kalbim yüksek ritimde atıyor ve muhtemelen buna bağlı olarak nefesim kesiliyor. Tüm koşularda gırtlağımda yumurta büyüklüğünde bir balgam topu hissi ve ağzımın içerisinde beyaz renkli yoğun kıvamlı yapışkan tükürük oluyor. 2 saatten fazla ders çalışma veya bilgisayar başında kalma hallerinde aşırı baş ağrısı ve beynimin yorulması durumu yaşıyorum. Beyin MR’ında sadece Sinüzit hastalığına rastlanmıştır. Polis okuluna başlamadan önce, fiziksel aktiviteden uzak, aşırı beyinsel aktivite ve monoton bir hayat yaşamaktaydım. Yaşadığım sıkıntıların sebebi ne olabilir? Dişlerimi Nasıl Beyazlatabilirim? Merhaba, 16 yaşındayım ve dişlerimi düzenli olarak fırçalamama rağmen beyaz olmamakta. Acaba bu saatten sonra dişlerimi beyazlattırabilir miyim? Bu konu hakkında SSK hizmet vermekte midir? Sıklaşan Ağrılarımın Nedeni Nedir? Merhaba, iyi çalışmalar diliyorum, ben 21 yaşındayım. Çok sık baş ağrılarım yüzünden tomografiye girdim. Sonuçlarda anormallik olduğu için sonra kranial MR girdim. Sonuçlarımda; sol temporal lobda ekstraaksiyel yerleşimli BOS intensitesinde yaklaşık 9x7x6 cm boyutlarında kistik lezyon izlenmiştir araknoid kist. Sağda serbral hemisferde periventiküler beyaz cevher alanında yaklaşık 7 mm çapında T2 AG ve Flair sekansta hiperintens görünümde nodüler sinyal kaydedilmiştir nonspesifik gliotik odak. Tanımlanan lezyonda IV gad enjeksiyonu sonrası belirgin patolojik kontrast tutulumu saptanmamıştır. Sol maksiller sinüste mulkozal kalınlaşma izlenmiştir. Son zamanlarda çok aniden baş ağrılarım oluyor. Dolarex içiyorum ama artık o da fayda etmiyor. Sıklaşan ağrılarımın nedeni nedir? MR Raporlarının Sonuçları Nedir? Merhaba. 1-Mr raporu. Tetkik adı Kranial SE T1 aksiyal-sagittal, FSE T2 koronal, FLAIR aksiyal görüntülerin değerlendirilmesinde; Serebellum ve beyin sapına ait sinyal dağılımı homojendir. Bazal ganglionlar ve kapsüler yapılarda patoloji saptanmamıştır. IV. ventrikül boyut ve konfigurasyonu ile III. ve yan ventriküler genişlikler yaş ile uyumludur. Hemisferik kortikal sulkusların genişlik ve derinlikleri, gri ve beyaz cevher intensitesi ve kalınlığı normaldir. Hipokampüs, parahipokampal alanların sinyal intensitesi normaldir. Bilateral bulbus oküli ve retrobulber alan normaldir. Sella, parasellar yapılar, suprasellar sistern doğal görünümdedir. Majör arteryel yapılar ve dural sinüsler patenttir. Kranioservikal bileşke normal görünümdedir. 2-Mr raporu. Tetkik adı Servikal Vertebra FSE T1 ve T2 sagittal, GRE T2 aksital görüntülerin değerlendirilmesinde; Vertebra korpus yükseklikleri tabiidir. Kemik iliğine ait sinyal dağılımı homojendir. Servikal lordoz korunmuştur. Aşikar disk herniasyonu saptanmadı. Spinal korda bası bulgusu veya kordda myelopatik sinyal değişikliği saptanmamıştır. Paravertebral alanlar normal olarak değerlendirilmiştir. Kesitlere dahil beyin sapı ve serebellum homojendir. Sonuç nedir doktor bey? İyi günler. MR Sonuçlarında Problem Var mı? Merhaba. 1-Mr raporu. Tetkik adı Kranial SE T1 aksiyal-sagittal, FSE T2 koronal, FLAIR aksiyal görüntülerin değerlendirilmesinde; Serebellum ve beyin sapına ait sinyal dağılımı homojendir. Bazal ganglionlar ve kapsüler yapılarda patoloji saptanmamıştır. IV. ventrikül boyut ve konfigurasyonu ile III. ve yan ventriküler genişlikler yaş ile uyumludur. Hemisferik kortikal sulkusların genişlik ve derinlikleri, gri ve beyaz cevher intensitesi ve kalınlığı normaldir. Hipokampüs, parahipokampal alanların sinyal intensitesi normaldir. Bilateral bulbus oküli ve retrobulber alan normaldir. Sella, parasellar yapılar, suprasellar sistern doğal görünümdedir. Majör arteryel yapılar ve dural sinüsler patenttir. Kranioservikal bileşke normal görünümdedir. 2-Mr raporu. Tetkik adı Servikal Vertebra FSE T1 ve T2 sagittal, GRE T2 aksital görüntülerin değerlendirilmesinde; Vertebra korpus yükseklikleri tabiidir. Kemik iliğine ait sinyal dağılımı homojendir. Servikal lordoz korunmuştur. Aşikar disk herniasyonu saptanmadı. Spinal korda bası bulgusu veya kordda myelopatik sinyal değişikliği saptanmamıştır. Paravertebral alanlar normal olarak değerlendirilmiştir. Kesitlere dahil beyin sapı ve serebellum homojendir. Sonuç nedir doktor bey? İyi günler. Kızımın Elinde Kavrama Güçlüğü Var. Sebebi Ne Olabilir? Hocam öncelikle iyi çalışmalar. Benim 7 aylık kızımın sağ elinde yavaş hareket ve kavrama güçlüğü var. Ama elinden tutduğumuzda kavrayıp sıkabiliyor. Buna istinaden EMG uygulandı, sonuç temiz. MR sonucunu değerlendirirseniz sevinirim. Değerlendirilebilen alanlarda miyelinizasyon yaş ile uyumludur. Bulbus, pons, serebellar pediküller, serebellar beyaz ve gri cevher alanları, serebellar folialar normaldir. 4. ventrikül ve pesterior fssa sisternaları normaldir. Sol temporal, frontal ve bakterial bölgelerde kistik ensefalomalazik alan ve buna sekonder parankimal atrofi izlenmektedir. Ensefalomlazik alan çevresinde minimal gliozis mevcuttur. Sol lateral ventrikül atrofiye sekonder genişlemiş olup sol nükleus lentiformis ve talamus ile mezensefalon sol yarısı atrofik görünümündedir. Sol serebral hemisfer sağa göre atrofik olarak izlenmektedir. MRG bulguları serebral hemiatrofi Dyke-Daidoff-Masson send ile uyumludur. Diğer serebral parankim alanları serbral pedinküller, internal ve eksternal kapsüller yapılar, gri ve beyaz cevher alanları, korpuz kallozum, forniksler, hipokampus gyruslar, sulkuslar ve bazal sisternelar normaldir. İntrakranial vasküler yapılar, dural sinüsler normaldir. Sağ lateral ventrikül, 3. ventrükül boyut ve konfigürasyonu normaldir. Kranium iç ve dış tabulası, diploe mesafesi ve skalp normal görünümdedir. Sonuç Sol serebral hemiatrofi. Teşekkürler. Hissizlik, Uyuşma, Elektriklenme Şikayetiyle Çekilen MR Sonucumu Açıklayabilir misiniz? Merhaba, hissizlik, uyuşma ve elektriklenme nedeniyle nöroloji doktoruna başvurdum. Doktor MR istedi, çektirdim. Ertesi gün radyoloji bölümü ek MR çektirmemi istedi. MR sonucum çıktı fakat doktor hastaneden ayrıldığı için kendisine gösteremedim. Raporu size gönderiyorum, ön bilgi olması açısından açıklayabilir misiniz? Teknik PD T2 Aksiyal T1-T2 Sagital, Kontrastlı T1 Aksiyal, Sagital ve Koronal Bulgular; Bilateral Sentrum Semiovale ve Korona Radiata'lar Bilateral Frontal ve Paryetal Derin Beyaz Cevher İçerisinde Ventriküler Korpuz Kallozuma Dik Yerleşimli PD/T2 Ağırlıklı Sekanslarda Hiperintes İntravenöz Kontrast Madde Enjeksiyonu Sonrası Bazı Alanlarda Kontrast Madde Tutulumu Gösteren Nodüler Lezyon İzlenmektedir. İlk planda "MS" düşünülmüştür. Evlendikten Sonra Akıntım Olmaya Başladı. Ne Yapmalıyım? Merhaba, ben 24 yaşındayım ve 7 aylık evliyim. Evlendikten sonra akıntı olmaya başladı ve ilişki sırasında yanma, acıma oluyor. Akıntı, beyaz ve yoğun şekilde, diğer bir tabirle de süt kesiği gibi. Yazın havuza girmiştim, mantar oluşmuş olabilir mi ve doktora gitmeden yapabileceğim bir şeyler var mı? Göğsümde Acı Hissediyorum. Nereye Başvurmalıyım? Merhaba, ev hanımıyım. Her iki göğsümde de hassasiyet var. Ellerken acı hissediyorum. Ayrıca sağ mememin ucunda sivilceye benzer birşey var, hiç geçmiyor. Ara ara beyaz şeffaf akıntı oluyor. Doktora gittim, önemli olmadığı söylendi ama benim hala korkularım var. Tekrar gitmeli miyim? Ya da hangi branşa gitmeliyim? Aydınlatırsanız sevinirim. Saygılar. Tek Taraflı Baş Ağrısı Sebebiyle Çekilen MR Sonucuna Göre Ne Yapmalıyım? Tek taraflı baş ağrısı sebebiyle çekilen MR sonucunda; Beyin sapı ve serebelluma ait intensite homojendir. 4. ventrikül orta hattadır. 3. ve her iki lateral ventrikül yaşla uyumlu genişliktedir. Her iki sentrum semiovalde, subkortikal beyaz cevher alanında birkaç adet T2 AG ve Flair görüntülerde hiperintens görünümünde milimetrik boyutlu hiperintens görünümde nodüler sinyal intensitesi kaydedilmiştir. Hemisferik kortikal sulkuslar yaş ile uyumlu derinlik ve genişliktedir. Her iki maksiller sinüste mukus retansiyon kisti ile uyumlu enflamatuar sinyal değişikliği saptanmıştır. Bu sonuca göre ne gibi bir rahatsızlık söz konusudur? Yaş 51 Gebeyken Anestezi Almak Bebeğe Zarar Verir mi? Eşimin üst dudağında siyah küçük kist şeklinde kabarcık oluştu. KBB uzmanı, dudak kanseri olmadığını fakat incelenmesi gerektiğini söyledi. Şu an gebelikten de şüpheleniyoruz. Eşim hamileyse eğer lezyonu alırken kullanılacak olan iğnenin bebeğin gelişimine zararı olur mu? Miyom Tedavisi Ne Şekilde Olmalıdır? Merhaba, ben 28 yaşındayım ve bekârım. 13-14 cm çapında miyom çıktı, 2009 yılının Temmuz ayında ameliyat oldum. Sonuçta şöyle yazıyor; Materyal kabaca 15*10*10 cm boyutlarında m,yom nodülü 1,5*1*1 cm boyutlarında 1 adet kisttir. Tanı; Leiomyoma Paratubal Subserozal kist ile uyumlu kistik doku. 2010 Kasım ayında; Uterus korpos posterior kesiminde 15*12mm boyutlarında intramural yerleşimli miyom ile uyumlu hipoekoik solid kitle lezyonu mevcuttur. Bunların ne anlama geldiğini açıklar mısınız? Bekar olduğum için endişeliyim. Ne yapmalıyım, nasıl tedavi olmalıyım? MR Sonucuma Göre Ne Tavsiye Edersiniz? Sayın hocam merhaba, ben bugün MR sonucumu aldım. Supratentorial kesitlerde sağ frontal bölgede aksraaksial lokalizasyonlu, T1A ve T2A da serebral gri cevher ile izointens, postkontrastlı incelemede yoğun homojen kontrastlanma gösteren 22x17x21mm boyutlu, düzgün sınırlı, solid kitle izlendi. Lezyon öncelikle menenjiom olarak değerlendirilmiş. Tanımlanan kitle frontal lobda bası oluşturuyor. Bu nedenle frontal bölge lezyon çevresinde hafif ödem izlenmektedir. Hocam ne yapmalıyım? Çok tehlikeli bir ameliyat mıdır? Ayrıca şeker hastasıyım. Vereceğiniz tavsiyeler benim için çok değerli. İyi çalışmalar. Teşekkürler. Beyin ve Boyun MR Sonuçlarım Ne Anlama Geliyor? Beyin MR sonucu; sol frontal lob beyaz cevher içinde iki adet milimetrik boyutta flair ve T2A serilerde nonspesifik hiperintens görünümler mevcuttur. Boyun MR ise; servikal lordoz hafif artmıştır, tüm intervertebral disklerde dejenerasyona sekonder T2A serilerde sinyal kaybı izlenmektedir, vertebra korpus köşelerinde dejenaratif minimal osteafitlere bağlı sivrileşmeler mevcuttur, T2 vertebra korpusunda hemanjiam vardır. Hocam bunlar ne anlama gelmektedir? Şikayetlerim merdiven çıkarken başta zonklama. MR Sonuçlarıma Göre Durumum Nedir? Beyin MR sonucu; sol frontal lob beyaz cevher içinde iki adet milimetrik boyutta flair ve T2A serilerde nonspesifik hiperintens görünümler mevcuttur. Boyun MR ise; servikal lordoz hafif artmıştır, tüm intervertebral disklerde dejenerasyona sekonder T2A serilerde sinyal kaybı izlenmektedir, vertebra korpus köşelerinde dejenaratif minimal osteafitlere bağlı sivrileşmeler mevcuttur, T2 vertebra korpusunda hemanjiam vardır. Hocam bunlar ne anlama gelmektedir? Şikayetlerim merdiven çıkarken başta zonklama. Çocuk Sahibi Olabilecek miyiz? İyi günler doktor hanım. Ben 26 yaşında 2 yıllık evli bir bayanım. Son 1 yıldır bebek sahibi olmak istiyoruz ama bir sonuç alamadık. Eşim ve ben bazı testler yaptırdık. Benim hormon test sonuçlarım LH 2,28, FSH 5,76, Prolaktin 34,32, T4 16,59, TSH 2,11. Adet düzensizliği yaşamıyorum. Herhangi bir hastalığım da yok. Eşimin spermiyogram test sonuçaları Renk donuk beyaz görünüm opak dinlenme süresi gün aglutinasyon yok miktar 4,0 ml likefikasyon 20 dk ph 8,5 sayımı milyon fruktoz var motilite ileri hızlı hareketli %50-1. saat %45 yavaş hareketli %10-%5 yerinde hareketli %8-%3 hareketsiz %42-%47 morfoloji normal mikroskobisi 10-12 lökosit görüldü. Eşimin hormon testleri sonucu FSH 1,22, Prolaktin 24,2. İkimizin de prolaktin değerleri yüksek. Doktora sorduğumuzda, çok sorun yaratacak değerler değil dedi ama bizim içimiz rahat değil. Biz çocuk sahibi olabilecek miyiz, ya da ne yapmalıyız? Bize yardımcı olursanız çok seviniriz. Vajinamda Kaşıntı ve Şişlik Oluştu. Sebebi Ne Olabilir? Nişanlımla ilişkiye gireli 1 sene oldu. En son 2 gün önce girdim, fakat sonrasında vajinamda hafif kaşıntı, akıntı ve şişlik oldu. Ayna ile baktığımda içinde kırmızı şişlik, üzerinde beyaz peynir görünümünde sümük kıvamında kokusuz şeyler var. Parmağımla almaya çalıştım fakat hepsi gelmedi. Hala içinde. Kanser olabilir miyim? Nişanlımdan başka kimseyle beraber olmadım. Çok korkuyorum, lütfen bir an önce bana yardım edin. Adet Dönemimde Kırmızı, Sonrasında Akıntı ile Beyaz Et Parçaları Geliyor. Bu Normal mi? Merhaba, son bir kaç yıldır adet günlerimde, koyu kırmızı et parçaları geliyor ve normal zamanlarda da beyaz et parçacıkları görüyorum vajinal akıntı sırasında ve bunun dışında hiç bir şikayetim yok. Jinekolog sadece pelvik muayene yaptı ve bir şeyimin olmadığını söyledi. Fakat hala adet dönemimde sümüğümsü kırmızı et parçaları görüyorum. Adet dönemim sonrasında da kokusuz, beyaz ve içinde et parçaları olan akıntı görüyorum. Sizce bu normal mi? Beyaz Akıntım Kısırlığa Yol Açabilir mi? Ne Şekilde Tedavi Edilmeli? Merhaba doktor hanım, size beyaz akıntımın geldiğinden bahsetmiştim, cevabınız beni korkuttu. Kısırlığa sebep olabileceğinden bahsetmişsiniz, peki bu durumun tedavisi var mıdır? Nasıl tedavi edilebilir? Bilgi verirseniz sevinirim. Gördüğüm Sabit Bir Siyah Noktadan Nasıl Kurtulabilirim? Merhabalar, sağ gözümde yaklaşık 8 aydır siyah, sabit bir nokta var. Beyaz renkli bir alana baktığımda daha çok belirgin olarak görüyorum. Doktor ödem olduğunu söyledi ve göz damlası verdi, 15 gün kullandım ama bir değişiklik olmadı. Bunu ortadan kaldıracak nasıl bir tedavi yöntemi var? Akıntı Problemim Var. Ne Yapmalıyım? Merhaba doktor hanım, benim sorunum beyaz akıntı gelmesi. Uzun senelerden beri bu durum devam ediyor, hergün ve bazen çok yoğun geliyor. Adetlerimi düzenli oluyorum. Bu durumun sakıncası var mıdır? Ne tavsiye edersiniz? Teşekkürler. Yürürken Bacaklarım Yere Sürtülüyor, Düşüyorum. Ne Yapmalıyım? Korpuz allozum genu sol-anterior komşuluğunda en belirgin olmak üzere periventriküler-subkortikal beyaz maddede izlenen milimetrik fokal artmış, T2 sinyali gösteren alanlar da non-spesifik gliotik odaklar. Ayrıca tanıda sekel gliotik değişikler öncelikle düşünülmektedir. Aktif prankimal inflamasyon-enfeksiyon düşündürecek tarzda patolojik kontras tutulumu saptanmamıştır. Sol paryetal pakimeningeal kalınlaşma ve kontras tutulumu benzer şekilde izlenmektedir. İntrakranial enfeksiyon klinik ön tanısı bildirilen hastada klinik-laboratuar korelasyon ve gerekli bulunursa kontrol MR inceleme önerilir. Maksiller sinüsler ve etmoid hücrelerde minimal mukozal kalınlaşma ifadesini açıklamanızı istiyorum. Son 1 senedir yürürken bacaklarım yere sürtülüyor ve düşüyorum. Koşamıyor ve zıplayamıyorum. Ayrıca soğuk havalarda bacaklarım aşırı geriliyor, adım atamıyorum, felçli gibi oluyorum. Dengem de çok bozuk. EEG iyi çıktı. Minarellerim de iyi çıktı. Fizik tedavi gördüm, bir faydası olmadı. Ne yapmalıyım? Lütfen yardımcı olun. Saygılarımla, teşekkürler. Bu bacaklarıma kök hücrenin bir faydası olur mu? Boğazımdaki Kitle İçin Ameliyat Olmam Gerekiyor mu? Ben Çorlu’dan Sibel. 4 ay önce boğazımda bir kitle oluştu. MR çekildi. Sonucunda, sağ submandibuler gland posteriorunda karatid sheat yapıları ile sterno kleido mastoid adale arasında 2 ve 1,5cm boyutlarında kitle lezyonu izlenilmiş. Nöral kılıf tümörü tanısıdır dendi. Şimdi de şah damarının üzerinde riskli bir ameliyat deniyor. Ameliyat olursam riski nedir? Bir de 1 aylık hamileyim. Tehlikesi olur mu? Bilgilendirirseniz sevinirim. Epilasyon Konusunda Bilgi Alabilir miyim? Epilasyon konusunda bilgi almak istiyorum. Beyaz tenli, sert beyaz kıllar var. Bunları gören makina var mı, varsa nerede yaptırabilirim? Lazer epilasyonun birçok çeşidi varmış, hangisi uygun? Vajinal Akıntının Sebebi Ne Olabilir? Merhaba Seval Hanım, vajinamda akıntı var, elime beyaz şeyler geliyor. Ayrıca kaşıntı, ilişki sırasında ağrı oluyor. 9 Ay ilaç kullandım, kültür alındı. Sonuç; 8-10 epitel hücresi,10-12 lökosit görüldü. Gram boyama epitel hücreleri, 7-8 Lökosit, Gram + çomak görüldü. Ayrıca, normal vagen florası bakterileri üredi. Bu sonucu açıklayabilir misiniz? Dil Kanserinde, Radyoterapinin Yanında Kemoterapi Almak Ne Kadar Etkili? Merhaba, annem dil kanseri. 2 ay önce ameliyat oldu, şimdi radyoterapi görüyor. Radyoterapinin 6. Haftasındayız, yani son haftamız. Patoloji raporunu size yolluyorum. Bu hastalığın tekrarlama ya da başka organlara sıçrama riski nedir? Sadece radyoterapi yeterli mi? Danıştığım başka bir doktor kemoterapinin de tedavide etkili olacağını söyledi. Görüşlerinizi bildirirseniz çok sevinirim. Cerrahi Patoloji Raporu Makroskobik Bulgular Parsiyel Dil Rezeksizyonu 6x5x4 cm ölçülerinde Parsiyel Dil Rezeksiyon materyaldir. Kesitinde 5x4x3 cm ölçülerinde kirli beyaz renkli, sert kıvamlı tümör görüldü. Lezyonun en yakın cerrahi uzaklığı 0,5 cmdir. Sol Boyun Disseksiyonu Topluca 6x5x3 cm ölçülerinde, yağ ve bağ dokusudur. Kesitlerinde en büyüğü 4,5 cm çapında pake yapmış 17 adet lenf nodu ayıklandı. Sol Tonsil Alt Sınır 0,5x0,3x0,3 cm ölçülerinde, 1 adet kanamalı, mukozal doku parçasıdır. Dil Kökü Arka Sınır 0,7x0,5x0,2 cm ölçülerinde, 1 adet mukozal doku parçasıdır. Ağız Tabanı Cerrahi Sınır 2x2x1 cm ölçülerinde yağ dokusu ve mukozal doku parçasıdır. Dil Kökü CA Opere, Troid Nodül, Kitle. Büyüğü 2,5x2x1 cm ölçülerinde, küçüğü 2x2x1 cm ölçülerinde, 2 adet açık kahve renkli elastik kıvamlı doku parçalarıdır. Mikroskobik Bulgular Lezyondan hazırlanan kesitlerin incelenmesinde tümoral infiltrasyon izlenmektedir. Tümör hücreleri anizositoz, anizokaryoz gösteren hiperkromatik nukleuslu atipik epitelyal hücreler olup, yer yer keratinize sitoplazmalı olup irregüler dizilim patterni göstermektedirler. Sol fonksiyonel boyun disseksiyonu materyalinden ayıklanan lenf nodlarının incelenmesinde 17 adet lenf nodundan 3 tanesinde primer lezyondaki tümör karakterinde metastaz saptanmıştır. Diğer 14 adet lenf nodunda sinus histiyositosis mevcuttur. Sol tonsil alt sınırı Malignite izlenmedi. Dil kökü arka sınır Malignite izlenmedi. Ağız tabanı cerrahi sınır Malignite izlenmedi. Kesitlerin incelenmesinde, birbirlerinden ince fibröz bantlarla ayrılmış, etrafları tek katlı kübik epitelyum döşeli, lümenleri bol kolloid içeren, çok sayıda follikülden oluşan nodular yapılar izlenmektedir. Tanı Skuamoz hücreli karsinom, keratinize tip orta derece direransiye; parsiyel dil rezeksiyon materyali. Skuamoz hücreli karsinom metastazı total +3, -14/17, sol boyun disseksiyon materyali. Metastaz izlenmedi; Sol tonsil alt sınır, dil kökü arka sınır, ağız tabanı cerrahi sınır; eksizyonel biyopsiler. Nodüler kolloidal guatr Tiroid, tiroidektomi. Not Topografi dil+sol boyun. Operasyon parsiyel dil rezeksiyonu + sol boyun disseksiyonu. Tümör lokalizasyonu dil. En büyük tümör çapı 5cm. Tümör derinliği 3 cm. Tümör sınırları irregüler belirsiz. Histolojik tip skuamoz hücreli karsinomi keratinize tip. Grade orta derece differansiye. Koilositotik değişiklik Yok. Nekroz görülmedi. Tümör yaygınlığı Kas dokusu, tümör - Vasküler invazyon + Perinöral invazyon - Multisentrisite - CIS -, displazi -. Cerrah sınırlar tümör izlenmedi. Cerrahi sınırlarda CIS - - Sol tonsil alt sınır kontrol malignite izlenmedi. - Dil kökü arka sınır kontrol malignite izlenmedi - Ağız tabanı cerrahi sınır kontrol malignite izlenmedi. Sol boyun disseksiyonu Total değerlendirme +3/17 Metasteze lenf nodu çapı 4,5 cm Metaztaze lenf nodundaki tümör çapı 1,5 cm. Malignite izlenmedi. MR Sonucu Hakkında Açıklama Yapar mısınız? Merhabalar, nişanlım Afyon Karahisar'da MR çektirdi. Sorun nedir merak ediyoruz. Raporu size yazıyorum, açıklamasını yapabilir misiniz? Transvers planda SE T1, TSE T2, Flair, Koronal planda TSE T2 , Sagital planda SE T1 ağırlıklı sekanslar elde olunmuştur. Sağda frontal lobda periventriküler derin beyaz cevherde bant tarzında T1 A sekanslarda beyin parankimi ile izointens, T2 A sekanslarda hiperintens olarak izlenen diffüzyon ağırlıklı görüntülenmede diffüzyon kısıtlaması göstermeyen, non - spesifik gliozis alanı mevcut olup, sekel değişikliği ait olabileceği düşünülmüştür. Bilateral serebellar hemisfer parankim alanları normaldir. Medülla oblangata pons ve mezensefalon normaldir. Bazal sisternler normaldir. 4,3 ve her iki lateral ventrikül normal boyut ve konfigürasyondadır. Bilateral bazal ganglionlar, kapsüla interna ve talamuslar, her iki sentrum semiovale normaldir. Hemisferik kortikal sulkusların derinliği ve genişliği normaldir. Bilateral serebral ve serebellar hemisfer parankim alanlarında yer işgal eden lezyon saptanmamıştır. Intrakranial kanama ya da orta hat yapılarında şift saptanmadı. Sonuç Sağda frontal lobda derin beyaz cevherde gliozisi düşündürür non-spesifik hiperintens alan Sekel değişiklik Annem Dil Kanseri. Tedavi Sürecinde Nelere Dikkat Etmeliyiz? Merhaba, annem dil kanseri. 1 ay önce ameliyat oldu, şimdi radyoterapi görüyor. Radyoterapinin 2. haftasındayız. Patoloji raporunu size yolluyorum. Bu hastalığın tekrarlama ya da başka organlara sıçrama riski nedir? Sadece radyoterapi yeterli mi? Danıştığım başka bir doktor Kemoterapinin de tedavide etkili olacağını söyledi. Görüşlerinizi bildirirseniz çok sevinirim. Cerrahi Patoloji Raporu Makroskobik Bulgular 1- Parsiyel Dil Rezeksizyonu 6x5x4 cm ölçülerinde Parsiyel Dil Rezeksiyon materyaldir. Kesitinde 5x4x3 cm ölçülerinde kirli beyaz renkli, sert kıvamlı tümör görüldü. Lezyonun en yakın cerrahi uzaklığı 0,5 cmdir. 2- Sol Boyun Disseksiyonu Topluca 6x5x3 cm ölçülerinde, yağ ve bağ dokusudur. Kesitlerinde en büyüğü 4,5 cm çapında pake yapmış 17 adet lenf nodu ayıklandı. 3- Sol Tonsil Alt Sınır 0,5x0,3x0,3 cm ölçülerinde, 1 adet kanamalı, mukozal doku parçasıdır. 4- Dil Kökü Arka Sınır 0,7x0,5x0,2 cm ölçülerinde, 1 adet mukozal doku parçasıdır. 5- Ağız Tabanı Cerrahi Sınır 2x2x1 cm ölçülerinde yağ dokusu ve mukozal doku parçasıdır. Dil Kökü CA Opere, Troid Nodül, Kitle. Büyüğü 2,5x2x1 cm ölçülerinde, küçüğü 2x2x1 cm ölçülerinde, 2 adet açık kahve renkli elastik kıvamlı doku parçalarıdır. Mikroskobik Bulgular 1. Lezyondan hazırlanan kesitlerin incelenmesinde tümoral infiltrasyon izlenmektedir. Tümör hücreleri anizositoz, anizokaryoz gösteren hiperkromatik nukleuslu atipik epitelyal hücreler olup, yer yer keratinize sitoplazmalı olup irregüler dizilim patterni göstermektedirler. 2. Sol fonksiyonel boyun disseksiyonu materyalinden ayıklanan lenf nodlarının incelenmesinde 17 adet lenf nodundan 3 tanesinde primer lezyondaki tümör karakterinde metastaz saptanmıştır. Diğer 14 adet lenf nodunda sinus histiyositosis mevcuttur. 3. Sol tonsil alt sınırı Malignite izlenmedi 4. Dil kökü arka sınır Malignite izlenmedi 5. Ağız tabanı cerrahi sınır Malignite izlenmedi. Kesitlerin incelenmesinde, birbirlerinden ince fibröz bantlarla ayrılmış, etrafları tek katlı kübik epitelyum döşeli, lümenleri bol kolloid içeren, çok sayıda follikülden oluşan nodular yapılar izlenmektedir. Tanı 1. Skuamoz hücreli karsinom, keratinize tip orta derece direransiye; parsiyel dil rezeksiyon materyali. 2. Skuamoz hücreli karsinom metastazı total +3, -14/17, sol boyun disseksiyon materyali 3., 4., 5. Metastaz izlenmedi; Sol tonsil alt sınır, dil kökü arka sınır, ağız tabanı cerrahi sınır; eksizyonel biyopsiler. Nodüler kolloidal guatr Tiroid, tiroidektomi. Not 1. Topografi dil+sol boyun 2. Operasyon parsiyel dil rezeksiyonu + sol boyun disseksiyonu 3. Tümör lokalizasyonu dil. 4. En büyük tümör çapı 5cm 5. Tümör derinliği 3 cm 6. Tümör sınırları irregüler belirsiz 7. Histolojik tip skuamoz hücreli karsinomi keratinize tip. 8. Grade orta derece differansiye 9. Koilositotik değişiklik Yok. 10. Nekroz görülmedi 11. Tümör yaygınlığı Kas dokusu, tümör - Vasküler invazyon + Perinöral invazyon - Multisentrisite - CIS -, displazi - 12. Cerrah sınırlar tümör izlenmedi. Cerrahi sınırlarda CIS - - Sol tonsil alt sınır kontrol malignite izlenmedi. - Dil kökü arka sınır kontrol malignite izlenmedi - Ağız tabanı cerrahi sınır kontrol malignite izlenmedi. 13. Sol boyun disseksiyonu Total değerlendirme +3/17 Metasteze lenf nodu çapı 4,5 cm Metaztaze lenf nodundaki tümör çapı 1,5 cm. Malignite izlenmedi. Göğüsteki Kitlenin Kontrol Sırasında Büyüdüğünü Öğrendim. Kanser Riski Var mı? Merhaba, annem 2 ay önce göğsünde kitle hissetti ve doktora gitti. Yapılan incelemede şu rapor verildi; Meme USG Cilt altı retromamaryel yağlı dokular normaldir. Meme parankimi liposklrose özelliktedir. Sağ memede saat 10 yönünde yaklaşık 22x9 mm ebatında anekoik kist dikkati çekmiştir. Sol memede kitle lezyonu saptanmamıştır. Tanı; Sağ memede kist. Kan Tahlili Raporu Ca-15-3 34,02 Prolaktin 6,0. 2 ay sonraki kontrolünde ise rapor şu şekilde; Bilatral cilt cilt altı retromamaryel yağlı dokular normaldir. Meme parankimi lipokslrose özlelliktedir. Sağ meme üst dış kadranda 23x9 mm alt orta kadranda 4x5 mm ebatlarında kistler izlenmiştir. Sol meme retroareolar alanda 3x4 ebatta kist izlenmiştir. Her iki aksilada patoljik boyut ve görünümde lenf nodu saptanmamıştır. Kan Tahlili Raporu Ca-15-3 7,24 Prolaktin 15,75. 2 ay içinde kistlerde büyüme ve artış olmuş. Sizce ne yapılması gerekir? Kanser riski var mı? Göğüsteki Kitle 2 Ay İçinde Daha da Büyümüş. Kanser Olabilir mi? Merhaba, annem 2 ay önce göğsünde kitle hissetti ve doktora gitti. Yapılan incelemede şu rapor verildi; Meme USG Cilt altı retromamaryel yağlı dokular normaldir. Meme parankimi liposklrose özelliktedir. Sağ memede saat 10 yönünde yaklaşık 22x9 mm ebatında anekoik kist dikkati çekmiştir. Sol memede kitle lezyonu saptanmamıştır. Tanı; Sağ memede kist. Kan Tahlili Raporu Ca-15-3 34,02 Prolaktin 6,0. 2 ay sonraki kontrolünde ise rapor şu şekilde; Bilatral cilt cilt altı retromamaryel yağlı dokular normaldir. Meme parankimi lipokslrose özlelliktedir. Sağ meme üst dış kadranda 23x9 mm alt orta kadranda 4x5 mm ebatlarında kistler izlenmiştir. Sol meme retroareolar alanda 3x4 ebatta kist izlenmiştir. Her iki aksilada patoljik boyut ve görünümde lenf nodu saptanmamıştır. Kan Tahlili Raporu Ca-15-3 7,24 Prolaktin 15,75. 2 ay içinde kistlerde büyüme ve artış olmuş. Sizce ne yapılması gerekir? Kanser riski var mı? Annem Dil Kanseri. Tedavi Sürecinde Nelere Dikkat Etmeliyiz? Merhaba, annem dil kanseri. 1 ay önce ameliyat oldu, şimdi radyoterapi görüyor. Radyoterapinin 2. haftasındayız. Patoloji raporunu size yolluyorum. Bu hastalığın tekrarlama ya da başka organlara sıçrama riski nedir? Sadece radyoterapi yeterli mi? Danıştığım başka bir doktor Kemoterapinin de tedavide etkili olacağını söyledi. Annem çok zayıf destekleyici olarak ne yapabiliriz? Bilgilendirirseniz çok sevinirim. Cerrahi Patoloji Raporu Makroskobik Bulgular 1- Parsiyel Dil Rezeksizyonu 6x5x4 cm ölçülerinde Parsiyel Dil Rezeksiyon materyaldir. Kesitinde 5x4x3 cm ölçülerinde kirli beyaz renkli, sert kıvamlı tümör görüldü. Lezyonun en yakın cerrahi uzaklığı 0,5 cmdir. 2- Sol Boyun Disseksiyonu Topluca 6x5x3 cm ölçülerinde, yağ ve bağ dokusudur. Kesitlerinde en büyüğü 4,5 cm çapında pake yapmış 17 adet lenf nodu ayıklandı. 3- Sol Tonsil Alt Sınır 0,5x0,3x0,3 cm ölçülerinde, 1 adet kanamalı, mukozal doku parçasıdır. 4- Dil Kökü Arka Sınır 0,7x0,5x0,2 cm ölçülerinde, 1 adet mukozal doku parçasıdır. 5- Ağız Tabanı Cerrahi Sınır 2x2x1 cm ölçülerinde yağ dokusu ve mukozal doku parçasıdır. Dil Kökü CA Opere, Troid Nodül, Kitle. Büyüğü 2,5x2x1 cm ölçülerinde, küçüğü 2x2x1 cm ölçülerinde, 2 adet açık kahve renkli elastik kıvamlı doku parçalarıdır. Mikroskobik Bulgular 1. Lezyondan hazırlanan kesitlerin incelenmesinde tümoral infiltrasyon izlenmektedir. Tümör hücreleri anizositoz, anizokaryoz gösteren hiperkromatik nukleuslu atipik epitelyal hücreler olup, yer yer keratinize sitoplazmalı olup irregüler dizilim patterni göstermektedirler. 2. Sol fonksiyonel boyun disseksiyonu materyalinden ayıklanan lenf nodlarının incelenmesinde 17 adet lenf nodundan 3 tanesinde primer lezyondaki tümör karakterinde metastaz saptanmıştır. Diğer 14 adet lenf nodunda sinus histiyositosis mevcuttur. 3. Sol tonsil alt sınırı Malignite izlenmedi 4. Dil kökü arka sınır Malignite izlenmedi 5. Ağız tabanı cerrahi sınır Malignite izlenmedi. Kesitlerin incelenmesinde, birbirlerinden ince fibröz bantlarla ayrılmış, etrafları tek katlı kübik epitelyum döşeli, lümenleri bol kolloid içeren, çok sayıda follikülden oluşan nodular yapılar izlenmektedir. Tanı 1. Skuamoz hücreli karsinom, keratinize tip orta derece direransiye; parsiyel dil rezeksiyon materyali. 2. Skuamoz hücreli karsinom metastazı total +3, -14/17, sol boyun disseksiyon materyali 3., 4., 5. Metastaz izlenmedi; Sol tonsil alt sınır, dil kökü arka sınır, ağız tabanı cerrahi sınır; eksizyonel biyopsiler. Nodüler kolloidal guatr Tiroid, tiroidektomi. Not 1. Topografi dil+sol boyun 2. Operasyon parsiyel dil rezeksiyonu + sol boyun disseksiyonu 3. Tümör lokalizasyonu dil. 4. En büyük tümör çapı 5cm 5. Tümör derinliği 3 cm 6. Tümör sınırları irregüler belirsiz 7. Histolojik tip skuamoz hücreli karsinomi keratinize tip. 8. Grade orta derece differansiye 9. Koilositotik değişiklik Yok. 10. Nekroz görülmedi 11. Tümör yaygınlığı Kas dokusu, tümör - Vasküler invazyon + Perinöral invazyon - Multisentrisite - CIS -, displazi - 12. Cerrah sınırlar tümör izlenmedi. Cerrahi sınırlarda CIS - - Sol tonsil alt sınır kontrol malignite izlenmedi. - Dil kökü arka sınır kontrol malignite izlenmedi - Ağız tabanı cerrahi sınır kontrol malignite izlenmedi. 13. Sol boyun disseksiyonu Total değerlendirme +3/17 Metasteze lenf nodu çapı 4,5 cm Metaztaze lenf nodundaki tümör çapı 1,5 cm. Malignite izlenmedi. Dil Kanseri Tedavisinde Kemoterapinin Faydası Olur mu? Merhaba, annem dil kanseri. 1 ay önce ameliyat oldu, şimdi radyoterapi görüyor. Radyoterapinin 2. haftasındayız. Patoloji raporunu size yolluyorum. Bu hastalığın tekrarlama ya da başka organlara sıçrama riski nedir? Sadece radyoterapi yeterli mi? Danıştığım başka bir doktor Kemoterapinin de tedavide etkili olacağını söyledi. Görüşlerinizi bildirirseniz çok sevinirim. Cerrahi Patoloji Raporu Makroskobik Bulgular 1- Parsiyel Dil Rezeksizyonu 6x5x4 cm ölçülerinde Parsiyel Dil Rezeksiyon materyaldir. Kesitinde 5x4x3 cm ölçülerinde kirli beyaz renkli, sert kıvamlı tümör görüldü. Lezyonun en yakın cerrahi uzaklığı 0,5 cmdir. 2- Sol Boyun Disseksiyonu Topluca 6x5x3 cm ölçülerinde, yağ ve bağ dokusudur. Kesitlerinde en büyüğü 4,5 cm çapında pake yapmış 17 adet lenf nodu ayıklandı. 3- Sol Tonsil Alt Sınır 0,5x0,3x0,3 cm ölçülerinde, 1 adet kanamalı, mukozal doku parçasıdır. 4- Dil Kökü Arka Sınır 0,7x0,5x0,2 cm ölçülerinde, 1 adet mukozal doku parçasıdır. 5- Ağız Tabanı Cerrahi Sınır 2x2x1 cm ölçülerinde yağ dokusu ve mukozal doku parçasıdır. Dil Kökü CA Opere, Troid Nodül, Kitle. Büyüğü 2,5x2x1 cm ölçülerinde, küçüğü 2x2x1 cm ölçülerinde, 2 adet açık kahve renkli elastik kıvamlı doku parçalarıdır. Mikroskobik Bulgular 1. Lezyondan hazırlanan kesitlerin incelenmesinde tümoral infiltrasyon izlenmektedir. Tümör hücreleri anizositoz, anizokaryoz gösteren hiperkromatik nukleuslu atipik epitelyal hücreler olup, yer yer keratinize sitoplazmalı olup irregüler dizilim patterni göstermektedirler. 2. Sol fonksiyonel boyun disseksiyonu materyalinden ayıklanan lenf nodlarının incelenmesinde 17 adet lenf nodundan 3 tanesinde primer lezyondaki tümör karakterinde metastaz saptanmıştır. Diğer 14 adet lenf nodunda sinus histiyositosis mevcuttur. 3. Sol tonsil alt sınırı Malignite izlenmedi 4. Dil kökü arka sınır Malignite izlenmedi 5. Ağız tabanı cerrahi sınır Malignite izlenmedi. Kesitlerin incelenmesinde, birbirlerinden ince fibröz bantlarla ayrılmış, etrafları tek katlı kübik epitelyum döşeli, lümenleri bol kolloid içeren, çok sayıda follikülden oluşan nodular yapılar izlenmektedir. Tanı 1. Skuamoz hücreli karsinom, keratinize tip orta derece direransiye; parsiyel dil rezeksiyon materyali. 2. Skuamoz hücreli karsinom metastazı total +3, -14/17, sol boyun disseksiyon materyali 3., 4., 5. Metastaz izlenmedi; Sol tonsil alt sınır, dil kökü arka sınır, ağız tabanı cerrahi sınır; eksizyonel biyopsiler. Nodüler kolloidal guatr Tiroid, tiroidektomi. Not 1. Topografi dil+sol boyun 2. Operasyon parsiyel dil rezeksiyonu + sol boyun disseksiyonu 3. Tümör lokalizasyonu dil. 4. En büyük tümör çapı 5cm 5. Tümör derinliği 3 cm 6. Tümör sınırları irregüler belirsiz 7. Histolojik tip skuamoz hücreli karsinomi keratinize tip. 8. Grade orta derece differansiye 9. Koilositotik değişiklik Yok. 10. Nekroz görülmedi 11. Tümör yaygınlığı Kas dokusu, tümör - Vasküler invazyon + Perinöral invazyon - Multisentrisite - CIS -, displazi - 12. Cerrah sınırlar tümör izlenmedi. Cerrahi sınırlarda CIS - - Sol tonsil alt sınır kontrol malignite izlenmedi. - Dil kökü arka sınır kontrol malignite izlenmedi - Ağız tabanı cerrahi sınır kontrol malignite izlenmedi. 13. Sol boyun disseksiyonu Total değerlendirme +3/17 Metasteze lenf nodu çapı 4,5 cm Metaztaze lenf nodundaki tümör çapı 1,5 cm. Malignite izlenmedi. Adet Günlerimde Kırmızı Et Parçaları Geliyor. Hastalığım Ne Olabilir? Merhaba, son bir kaç yıldır adet günlerimde, koyu kırmızı et parçaları geliyor. Normal zamanlarda da beyaz et parçacıkları görüyorum. Bunun dışında hiç bir şikayetim yok ve şikayetim olmadığından dolayı da doktora gitmedim. Bu durum ileride çocuğumun olmasına engel midir? Hastalığım ne olabilir? Dilimde İltihap ve Boğazımda Ağrı Var. Nasıl Bir Tedavi Uygulayabilirim? Merhaba, ben 21 yaşındayım. Dün dilimde iltihaplanma gördüm. Ön sol tarafta kızarma ve beyaz nokta şeklinde. Bugün boğazımın sağ tarafına bastığımda ağrıdığını ve sesimin gittiğini fark ettim. Ateşim de var. Doktora gitmeye korkuyorum, nasıl bir tedavi uygulayabilirim? Parmak Uçlarımda Beyaz Lekeler Oluşuyor. Sebebi Ne Olabilir? Merhaba, parmak uçlarımın kenarlarında beyaz lekeler oluşuyor. Özellikle işaret parmağım ve orta parmağımda üst bölümlere doğru çok yavaş ilerliyor. Beyaz bir nokta gibi oluyor, sonra soyuluyor. Sebebi ne olabilir? Şimdiden teşekkürler. Bebeğimin Ağzında Pamukçuk Çıktı, Ne Yapabilirim? Bebeğim 27 günlük. Dilinin üstü ve dudak kenarlarında beyaz pamukçuk oldu. Memeyi almak istemiyor, ne yapmalıyım? Şimdiden teşekkürler. Orta Kulak Lezyonu Nedir? Tekrarlama Riski Var mıdır? Eniştem 2 gün önce orta kulağında bulunan tümörün alınması için hastaneye yattı ve ameliyat oldu. Ameliyatı başarılı geçti. Doktor orta kulak lezyonu dedi. Bu ne demektir? Bu tümör tekrar ürer mi, tekrardan oluşur mu? Teşekkürler. Penisimde ve Testislerimde Beyaz Noktalar Var. Ne Yapmalıyım? Selam, penisimde ve testislerimde beyaz noktalar var, sivilce büyüklüğündeler. Penisimin alt bölgesinde daha fazla, üstte daha az. Üroloji doktoruna gittim, cildiyeye gönderdi. Cildiye doktoru bunun normal olduğunu, penisin yapısından kaynaklandığını söyledi. Fakat görüntü olarak rahatsız olmaktayım. Ne önerirsiniz? Teşekkürler. Annemin İkili Kan Testi Sonuçlarını Değerlendirebilir misiniz? Merhaba, aşağıda annemin ikili kan testi sonuçları bulunmakta. Kontrol edip bize anlatabilir misiniz lütfen? Doktorumuz göbekten su alınacağını söyledi. Ayrıca anneme plasentanın bebekten önde olduğu söylendi. Bunun riskleri nelerdir, açıklarmısınız? Örneğin alındığı yaş 35,9 Fetus sayısı 1 IVF Hayır Ağırlık 54 Diyabet Hayır Sigara Hayır Etnik köken Beyaz Gebelik yaşı 13+0 Metod CRL CRL ölçümü 70 Nuchal translucency MoM 0,80 Yaş riski 1224 Biyokimyasal Trisomy 21 riski 189 Kombine Trisomy 21 riski 1541 Trisomy 18+NT 110000 Cildim Beyaz Olduğu İçin, Kıl Köklerim Mor Nokta Şeklinde. Bu Görüntüden Nasıl Kurtulabilirim? Merhaba doktor bey, benim şikayetim bacağımdaki kırmızı noktalar halindeki kıl köklerim. Bu noktaların lazerle yok olması mümkün değil gibi gözüküyor, çünkü iğne ile kurcaladığımda çok incecik tüy çıkıyor. Cildim beyaz olduğu için bacaklarım kırmızı noktalı gözüküyor. Aynı kırmızı noktalar kolumun arkasında da çıkıyor. Doktora gittim ve bana Üredam isimli bir krem verdi. Fakat bu krem hiçbir işe yaramadı. Dizimden aşağıdaki bölgemde de tüylerimin kökleri mor noktalar halinde ve bacağıma çok çirkin bir görüntü veriyor ve çok çirkin oluyor. Ben bu görüntüden çok rahatsız oluyorum. Yardımcı olursanız minnettar olurum. Sakallarımın Seyrek Çıkıp, Çıktığı Alanda Beyaz Lekeler Oluşturmasının Sebebi Ne Olabilir? Merhabalar, sakallarım arkadaşlarıma oranla çok geç çıktı, yalnız çene bölgesinde çıkan sakallarım ile diğer tarafta çıkan sakallarımın gürlüğü aynı oranda çıkmamakla beraber ilk zamanlarda bunu pek dert etmemiştim. Nasılsa traş olduğumda zamanla çıkar dedim, fakat traş olmaya başladıktan itibaren sakallarım çıkmaya başladı, yalnız gür olarak değil de seyrek ve bunun yanında da sakallarımın çıktığı kısımların bir bölümünde de yer yer pürüzsüz beyaz ve tüysüz alanlar oluşmaya başladı. Buralarda sakal çıkmamaya başladı. Acaba bunun nedeni nedir ve tedavi olarak ne yapmam lazım? Cilt Sorunları Dövme Yaptırmama Engel midir? Merhabalar, çoğu şeye alerjim var, bunlardan bazıları güneş ve kokular. Güneş bende beyaz lekeler oluşturdu, önceden benlerim vardı ama artık onların yerine beyaz lekeler var. Asıl sormak istediğim; Kalıcı dövme yaptırmak istiyorum ama cilt alerjisi olduğundan korkuyorum. Bu cilt sorunları dövme yaptırmama engel midir acaba? Teşekkürler Sürekli Akıntım Olması Normal mi? Merhaba, ben 19 yaşındayım ve sürekli olan akıntılarım var. Genellikle beyaz renkte fakat çok nadir kahverenginde. Bu akıntılar adet öncesi ya da sonrası olmuyor, hemen hemen her gün aynı miktarda oluyor. Akıntıların bu kadar artmasıyla beraber bazı zamanlar kasıklarımda ağrılar oluyordu. Bu konuda doktora gittim bir kaç kez, her iki overde periferik yaklaşımlı kist var denildi ve ayrıca her iki sahada, bol miktarda epitel ve 4-5 lokosit görüldü denildi. İlaç verildi, kullandım fakat yalnızca ağrılarım geçti akıntılarımda hiçbir azalma olmadı. Bu kadar akıntı olması normal mi? Kan Değerlerimin Sonucunda Nasıl Bir Tedavi Görmem Lazım? Merhaba ben kan tahlili sonuçlarımın değerlendirilmesini hocalarımdan rica ediyorum. Teşekkür ederim. tarihli hematoloji alanin transaminaz alt42, gamma glutamil transferazggt77, beyaz tarihli biyokimya lenfosi tarihli biyokimya direk ggt 78 alt sgpt43 trombosit437 tarihli hemogram rbc hgb hct crp 20 pozitif Lütfen değerlendirir misiniz? Nasıl bir tedavi olmam lazım? İyi günler. MR Sonuçlarımdaki Bulgular Neyi İşaret Ediyor? Hocam bir MR çektirdim ve orda şunlar yazıyor ne olduğunu açıklarsanız sevinirim. Supratentoryel düzeyde her iki serebral hemisfer beyaz cevherde periventriküler alanda izlenen, bazıları ventriküler sisteme dik yerleşimli t2 hiperintens oval konfigürasyonlu lezyonlar izlenmiştir. Lezyonların morfolojisi ve lokalizasyonu ön planda demyelinizan bir süreci desteklemektedir. Olgunun klinik laboratuar bulguları ile birlikte değerlendirilmesi önerilir. Olguda sağ temporal kemikte yaklaşık 2x1 cm lik ekspansil karakterde içyapısı yağ sinyali barındıran benign kemik lezyonu izlenmektedir. Tarif edilen lezyon ekspansil karakteri nedeni ile temporal loba lateralden indentasyon oluşturmaktadır. Olgunun bu yönden bir kez de kemik pencere içeren kranial bt ile tetkik edilmesi önerilir. Pineal bezde milimetrik kist izlenmektedir. Teşekkür ederim. Akciğerimde 2 Adet Nodül Çıktı. Büyüme Durumu Nedir? Merhaba, 2-3 aydan beri kuru öksürük var. İlk zamanlar soğuk algınlığı zannettim, ilaç kullanmaya başladım, geçmedi. Film sonucu, sol alt tarafta iki tane beyaz bir şey göründü. İlaçlı tomografi raporunda ise, sol akciğer postaribazal kesiminde 1,5 ve 1 cm çapında 2 adet nodüler imaj mevcuttur, yazıyordu. Doktor 6 ay sonra tekrar tomografi çekileceğini ve takip edileceğini söyledi. Büyürse ya da engellenemezse diye korkuyorum. Bu konuda bilgi verir misiniz? Oğluma Balık Yediremiyorum, Ne Yapmamı Önerirsiniz? Oğlum 22 aylık 13 kg. 88 cm. Aylık balık yemiyor. Balığı kırmızı veya beyaz et kıyması ile karıştırıp köfte olarak yedirmemde sakınca var mı? Saçlarım Dökülüyor ve Kepek Sorunum Var. Ne Yapmalıyım? Merhabalar, benim aşırı gür ve bakımlı saçlarım vardı. Yaklaşık 3 yıldan beri saçlarım dökülüyor. Önce sadece döküldü, şimdi inceldi. Dökülen saç köklerimde sert, beyaz, kum tanesi gibi şeyler buluyordum. Şimdi her tarafta kaşıdıkça kepek çıkıyor. Mezoterapi, 3 ay tablet kullanımı, şampuan değişimleri, demir ilaçları gibi birçok yol denendi. Fakat hala saçlarım dökülüyor ve oldukça azaldı. Önerebileceğiniz bir yöntem var mı? Bu konuda, kel kalmamak için elimden geleni yapmak istiyorum. 3 Hafta Önce Annem Ameliyat Oldu, Bu Bulgular Hangi Hastalığı İşaret Ediyor? Sayın doktor annem bundan 3 hafta önce ameliyat oldu. Materyalin Alındığı Yer; Üreter Arofisi, Trigon materyalin alınma şekli; Biopsi Makroskopik Bulgular 1-büyüğü 0,3x0,2x0,2 cm ölçüsünde 2 adet kirli beyaz renkli doku parçası 2-büyüğü 0,3x0,2x0,2 cm ölçüsünde 3 adet kirli beyaz renkli doku parçası Mikroskpik Bulgular 1- üreter arofisi, punch biopsi -kronik nonspesifik üreterit, von-brunn nestleri, üreterisit sistika, yüzey epitelinde skuamöz metaplazi 2- trigon, punch biopsi -kronik nonspesifik sistit, von-brunn nestleri sistitis sistika yüzey epitelinde skuamöz metaplazi biopsi. Sonuçları böyle annemin hastalığını nedir? Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Göğsümdeki Hırıltım Bir Türlü Geçmedi, Ne Yapmalıyım? Her türlü doktora gittim ama bir sonuca ulaşamadım. Röntgenler normal çıkıyor. Bir sorun yok ise bu hırıltı neden geçmiyor anlayamadım. Astımlıların kullandığı ilaçlardan da kullandım ama sonuç aynı. Artık doktora gitmekten de sıkıldım. Önceden hiçbir sağlık sorunum yoktu nasıl oldu anlamadım. Ayrıca bir şey ifade eder mi bilmiyorum ama doktoruma sormaya çekindim. 2 aydır burun ifrazatım beyaz renkte. Sinüzitim yok bu neden oluyor olabilir? Ellerimde Beyaz Lekeler Çıkıyor. Ne Yapmalıyım? İyi günler, ellerimde beyaz lekeler çıkıyor. Bazen görünüyor, bazen kayboluyor. Bu olay saniyeler içerisinde ve sürekli gerçekleşiyor. Bir cilt doktoruna gittim, büyütülücek birşey yok dedi ama sedef hastalığı varsa diye korkuyorum. Ayaklarımda da hafif hafif görülmeye başladı. Lütfen beni bilgilendirir misiniz? Teşekkürler. Ağız İçi Yaralarından Nasıl Kurtulabiliriz? İyi günler. Ağız içi dudak duvarının alt ve üst her 4 köşesinde deri altı beyaz yuvarlaklar papillom nedir? Ve onlardan nasıl kurtulabiliriz? Teşekkürler. Sinir Sıkışması Ameliyatı Oldum. Ellerimdeki Kaşıntı, Kızarıklık ve Şişlik Geçmedi. Ne Yapmalıyım? Merhaba, el bileğim, parmak ve avuç içimde aniden kaşıntı ve buna bağlı kızarıklık, daha sonra kaşıdığım bölgelerde sertlik ve küçük kırmızı halkalar içinde beyaz sertlikler ve parmaklarımla birlikte elimin üstünde şişlikler oluşuyor. Bu konuda; 2006 yılında sağ bilek ve avuç içi birleşim noktasından, sinir sıkışması ameliyatı oldum. Ancak çözüm olmadığı gibi, ameliyat olmadığım sol elimle birlikte sağ elimde aynı şikâyetler devam etmektedir. Fizik tedavi gördüm fakat sonuç alamadım. Bu konuda bilgi verir misiniz? Nasıl bir tedavi şekli önerirsiniz? Yüzümdeki Kılcal Damar Kanaması Hangi Hastalığın Belirtisi Olabilir? Selam ben 24 yaşındayım sorunum beyaz kan normalden yüksek çıkmıştı. Antibiyotik tedavisi gördüm ve tekrar hemogram yaptırdığımda yine yüksek çıktı. Sebebi ne olabilir? Birde yüzümde kılcal damar kanaması var ve doktora gittiğimde sadece yüz görünümünü bozar dedi ama yüzümdeki günden güne artıyor. Ellerimde kolumda ve boynumda da başladı. Bir hastalık belirtisi olabilir mi? Teşekkür ederim. Genital Bölgemde Oluşan Siğiller İçin Ne Yapabilirim? Merhaba, benim bikini bölgesi kısmında bir iki tane genital siğil oluştu. Sanırım küçük beyaz bir kabarıklık gibi. Tavsiye edebileceğiniz geçirici bir krem varsa bilgilendirirseniz çok sevinirim. Kanda Çıkan Beyaz Küre Hakkında Bilgi Verir misiniz? Merhaba oğlum iki yaşında. Kanında beyaz küre çıktı. Değerleri şöyle; wbc 11,76 hgb 12,10. Bu değerler fazla mıdır, ne yapmam gerek? Demir eksikliği yok. Sürekli ateşleniyor ama boğaz enfeksiyonu ya da kulakta sorun yok. Birde ağzında yara çıkıyor, bilgilendirirseniz sevinirim teşekkürler. Beyaz Kan Hücreleri Yüksek Olmasının Sebebi Bulunamıyor. Ne Önerirsiniz? Merhaba, kanımdaki beyaz hücreler yüksek. Problemin nereden kaynaklandığı veya sebebinin ne olduğu yapılan tahliller sonucunda bulunamadı. 15 günlük iğne ve ilaç tedavisine rağmen hala gece terlemeleri ve üşümem devam ediyor. Ne önerirsiniz? İyileşmek için ne yapmalıyım? Ağzımın İçindeki Beyaz Küçük Yaralar İçin Ne Yapabilirim? Merhaba. Ağzımın içinde beyaz küçük yaralar çıkıyor sanki kesilmiş gibi çok acı veriyor. Yaklaşık 1 hafta kalıp 1 ay sonra tekrarlıyor. Evde yapabileceğim bir yöntem var mı? Tuzlu suyla çalkalamak gibi. Yoksa eczaneden bulabileceğim bir ilaç ismi verebilir misiniz lütfen? Şimdiden teşekkürler. Yüzümde Tikler ve Dilimde Karıncalanma Oluyor. Ne Yapmamı Önerirsiniz? Merhaba, yüzümün çeşitli taraflarında tik oluşması ve dudaklarımla dilimde karıncalanma nedeniyle doktora gittim. MR istendi. MR raporunda; sağ vertebral arter belirgin ince görünümdedir. Sağ maksiller sinüste mukozal kalınlaşma ve sinüs içersinde sıvı seviyelenmesi izlenmektedir. Sağda lateral ventrikül posterior hornu seviyesinde subkortikal beyaz cevherde ve sağ frontal subkortikal beyaz cevherde 1 adet milimetrik boyutta nonspesifik gliotik odak izlenmektedir, yazıyor. Bu rapor ne anlama geliyor? Beni aydınlatabilir misiniz? Sağ Ayağımın Baş Parmağı ve Topuk Kısmında Beyaz Bir Şeyler Oluşuyor, Ne Yapmalıyım? Selamlar hocam benim ayağımda sürekli olarak ayakta kaldığım zamanları ayağımın başparmak kısmında ve topuk kısmında beyaz bir şeyler oluşuyor. Sadece sağ ayağımda ve su topluyor. O da çok acıyor. Ne yapmam gerekli? Yardımcı olursanız sevinirim. Yemek Yemeden Duramıyorum. Nasıl Zayıflayabilirim? İlaçla Zayıflamak Mümkün mü? Merhaba, 1,68 boyunda ve 62 kiloyum. Özellikle doğumdan sonra çok büyük bir göbeğim oluştu. Psikolojim çok bozuk, kendimle barışık değilim. Diyet yapamıyorum çünkü yemek yemeden duramıyorum. Tok bile olsam, hamur işine ve beyaz ete hayır diyemiyorum. Doktora gidip zayıflamak istiyorum ancak imkanlarım yeterli değil. Düşük maliyetli olarak ve yiyerek nasıl zayıflayabilirim? Zayıflamak için tahlil şart mıdır? Hapla zayıflamak mümkün mü? Ne yapabilirim? Beyaz Akıntı, Rahim Ağzında Yanma ve Adet Sancısı Gibi Ağrım Oluyor. Neden Olabilir? Merhaba Seval Hanım, 38 yaşındayım, beyaz akıntı geliyor ve rahim ağzında yanma var. Sürekli belimden karnıma doğru adet sancısı gibi sancı oluyor. Rahatsızlığım neden kaynaklanıyor? Beni bilgilendirirseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim. Aşırı Kokulu, Beyaz Akıntım Var ve Doğum Sancısı Gibi Ağrım Oluyor. Ne Yapmam Gerekir? Merhaba, beyaz akıntı geliyor ve aşırı koku yapıyor. Sanki doğum sancısı gibi belimden kasıklarıma ağrı oluyor. Bir de adet olmadan 3 gün öncesinden çok kötü ağrı oluyor ve olduktan sonra 2-3 gün daha devam ediyor. Çok ağrı çekiyorum. Ne yapmam gerekir, ne gibi ilaç kullanabilirim? Bilgilendirirseniz sevinirim. Yüzümdeki Yara İzinden Kurtulabilmem Mümkün mü? Merhaba, 2 yıl önce kavga olayında sopa kullanıldı ve yüzümü sivri bir sopa sıyırdı. 6 cm yırtıldı ve hastanede dikişe gerek yok dendi. Yara merhemi verdiler, 1 hafta kullandım. Orada iz kaldı, beyaz bir tabaka gibi. Estetik olarak beni rahatsız ediyor. Bunun tedavisi var mıdır? Göğsümde Ağrı Oluyor ve Göğüs Ucumdan Beyaz Sıvı Geliyor. Sebebi Nedir? Merhaba, ben 22 yaşında bir bayanım. Benim her zaman olmamakla beraber, arada bir sol koltuk altı ve göğüs arasında ağrım var. Elimle bastırdığım zaman hafif ağrı oluyor. Bir de sol göğüs ucumdan beyaz sıvı geliyor ve göğüs ucumda kalıyor. Sebebi ne olabilir sizce? Hamile Değilim ve 1 Aydır Adet Görmüyorum. Sebebi Ne Olabilir? Hocam ultrason sonucum; mesane duvar yapısı ve lümeni doğal olarak değerlendirildi. Uterus antevert ve normal boyutlardadır. Endometrial ekolar normal görünümdedir. Myometrium homojendir. Bileteral over boyutları olağan olup belirgin solid-kistik lezyonu izlenmedi. Douglas boşluğunda sıvı saptanmadı. Hocam ben 1 aydır adet görmüyorum sebebi nedir? Hamile olabilmem mümkün müdür? 10 gün önce yaptırdım negatif çıktı. Vajinamda Ağrı, Yanma ve Kaşıntı Oluyor. Ne Yapmam Gerekir? İyi günler, benim vajinal bir sorunum var. Vajinamda ağrı, yanma, kaşıntı oluyor ve vajinanın iç ve dış kısmında beyaz iltihaba benzer benekler var. Tuvaletimi yaparken de çok kötü bir yanma hissi oluyor. Bana acilen ne yapmam gerektiğini söyler misiniz? Ayrıca bademcik enfeksiyonu için de iğne alıyorum. Teşekkürler. Penisimde Beyaz Lekeler ve Erken Boşalma Sorunum Var. Neler Yapmam Gerekir? Merhaba, penis başı ve çevresinde beyaz lekeler var. Ayrıca, sertleşme ve erken boşalma sorunum var. Ne yapmam gerekiyor? Adet Düzensizliğim Var ve Akıntı Dokunduğu Yeri Yakıyor. Sebebi Ne Olabilir? Merhaba, benim adet düzensizliğim var. 25 yaşında, evli bir bayanım ve çocuğum yok. 2 yıl önce adetim kesilmediği için doktor doğum kontrol hapı kullanmamı önerdi. Hapı kullandım, adetim kesildi fakat beyaz pelte gibi akıntı gelmeye başladı. Şimdi yine aynı sorunum var. Akıntı geldikten sonra dokunduğu her yeri yakıyor. Bunun sebebi ne olabilir? Göğsümü Sıkınca Süt Gibi Bir Damla Geliyor. Ne Yapmam Lazım? Merhaba ben 2004 yılında doğum yaptım ve bazen göğsümü sıkınca beyaz süt gibi 1 damla geliyor. Bu tehlikeli midir, bir hekime görünmem gerekir mi? Bana yardımcı olabilir misiniz? Saygılar. Patoloji Raporunun Açıklamasını Bizim Anlayacağımız Şekilde Yapar mısınız? Makrokopik Bulgular Büyüğü 0,2x0,2x0,1 Cm, Küçüğü Kırıntı Halinde 3 Adet Beyaz Renkli Düzensiz, Doku Örneği 1y Tanı 1 Kronik Plöüt, Plevra, Punchbiopsi Metaryali 2 Proteinöz Zeminde Bol Lenfosit, Histyosit Ve Seyrek Mezotel Hücresi, Plevra Sıvısı, Fonksiyon Metaryali, Yayma Ve Hücre Bloğu. Not Hk-1g, HB +. Merhaba, vermiş olduğum patoloji raporunu bizim anlayabileceğimiz dilde açıklayabilir misiniz? 2,5 Yaşındaki Oğlumda Dermografizmi Var. İleride Daha da Kötüye Gider mi? yaşında oğlum var. Beyaz tenli, sarışın. Daha önceleri olmayan şimdi başlayan vücudunda dermografizmi var, aniden başladı. Bende soğuk ürtikeri vardı, elleri soğuk suyla ıslandığında buda oluyor. Ne yapmalıyım? Evimizde kedi var ilerde önemli bir şey olur mu? Gittikçe kötüleşir mi, anjiyo ödem olur mu? İlaç kullanmasına gerek var mı? Teşekkürler. Kızıma West Sendromu Teşhisi Kondu. Neler Yapabiliriz? Merhaba, kızıma West Sendromu teşhisi kondu. MR sonucunu yazıyorum, sizin teşhisinizi ve yorumlarınızı öğrenmek istiyorum. "Kontrastsız Kranial Mr+Diffüzyon Mr İncelemesi Supratentorial kesitlerde frontal ve perisilvian alanda daha belirgin olmak üzere sulkus derinlikleri artmıştır. Derin beyaz cevher kaybı mevcuttur. Korpus kallozum incedir, görünüm diffüz serebral atrofi ile uyumludur. İnfratentorial nöral parankim morfoloji ve sinyal özellikleri normaldir. Orta hat yapılarında itilme ya da kitle etkisi saptanmamıştır. Ventriküler sistem normal genişliktedir. Serebellum beyin sapı her iki taraf serebellopontin köşe alanları ve sisternal-intrakanaliküler seyirlerinde 7. ve 8. sinir kompleksleri kontrastsız incelemede normaldir. Ekstraaksiyel sıvı kitle saptanmamıştır. Majör arterlerde akıma ait sinyal değişiklikleri korunmuştur. Dural sinüs trombozu ile uyumlu sinyal değişikliği saptanmamıştır. Sonuç Diffüz Serebral Atrofi." Üst Dişlerim Çok Bozuk. Ne Yapılabilir? Merhaba, benim dişimle ilgili sorunlarım var. Öndeki üst 2 dişim ayrık biraz ve birinde beyaz bir leke var, kireçlenme gibi. Üst dişlerim çok bozuk, bazı dişlerim büyümüyor ve ayrık. Ne yapılabilir? Penisimdeki Sivilce Benzeri Şişliklerin AİDS' le Alakası Olabilir mi? İyi günler ben 17 yaşında lise ögrencisi bir genç. 2008 beri hayat kadınlarıyla beraber oldum. 8-10 defa şimdi ise korkum AİDS. Penisimde ufak sivilceye benzer üst yüzeyi beyaz top şeklide hafif sert ama küçük içi ise kan dolu sivilcemi deyim siğil mi deyim bir anlam vermiyorum ve korkuyorum. Ben patlattıkça o kendini yeniliyor aynı şekil oluyor çok korkuyorum. Bir an önce hastaneye gidip kan testi falan yaptırmak istiyorum ama bu işlerin nasıl yapıldığını bilmiyorum. Bana yardımcı olur musunuz? Bu hastalığın AİDS le bir alakası olabilir. Bana ne yapmam gerektiğini anlatırsanız çok sevinirim. İyi çalışmalar. Vajinamda Kaşıntı, Akıntı ve Sol Kasığımda Çok Küçük Bir Kabarcık Var, Sebebi Ne Olabilir? Ben 19 yaşında bekâr bir kızım. Benim sorunum vajinamda kaşıntı, kokusuz beyazımsı bir akıntı ve de sol kasığımda çok küçük bir kabarcık olması. Bu belirtiler bir yıldır var ve beyaz akıntı bazen oluyor. Nedeni ne olabilir, acaba mantar mı? Stresten olabilir mi? Emzirme Esnasında Süt Aniden Fışkırıyor. Bu Normal mi? Merhaba, benim 8 aylık bir bebeğim var. Emzirirken çok sık süt kanallarının tıkanması sorunuyla karşılaşıyorum. Bazen meme başında beyaz nokta gibi bir uç gözüküyor, onu sıkınca birden kanal açılıp süt kendiliğinden fışkırmaya başlıyor. Bu sorunun sürekli olması normal mi, yoksa başka bir hastalık olabilir mi? Teşekkürler cevabınız için. Kasıklarımda Aşırı Yanma ve Sık İdrara Çıkma Şikayetlerim İçin Hangi Bölüme Başvurmalıyım? Merhaba. Kasıklarımda aşırı yanma, şişkinlik, sık idrara çıkma yanma yok çok az beyaz akıntı var. İdrarda 8-10 lökosit bol epital hücresi az bakteri görüldü. Yıllarca bu durum tekrarlanıyor ve ilaçlarla bu durum anlık geçiyor. Sizce sorun üroloji mi yoksa jinekolojik mi? Bu konuda beni aydınlatmanızı rica ediyorum. Sık İdrara Çıkma Hissinden Rahatsız Oluyorum, Bu Konuda Ne Yapmalıyım? Merhaba ben 18 yaşında bir erkeğim benim sorunum sık sık tuvalete gitme ihtiyacı hissediyorum. Bazen 30dk. Da bir bazen 1 saatte bir bazen de daha fazla bir süre sonra gitme ihtiyacı hissediyorum ve işiyorum da. İdrarımın rengi beyaz şeffaf az az işemiyorum. Normal zaman da yaptığım miktarında bir azalma yok. Ayrıca acıda hissetmiyorum, normal. İstediğim zaman idrarımı tutabiliyorum yani kaçırmıyorum. Hatta bir süre sonra kendiliğinden geçiyor. Ama yine de hissi beni rahatsız ediyor. Yumurtalıklardaki Varikosel Çocuk Yapmamı Engeller mi? Selam ben 29 yaşında ve beyaz eşya teknisyenliği yapıyorum. Askerlik yıllarında başlayan ateş ve eklem ağrılarıyla bir çok defa test yaptırmama rağmen bana idrar yolları enfeksiyonu, kum tanılar konuldu. Geçen sene tesadüfen bir arkadaşımın aynı rahatsızlıktan dolayı hastaneye gittiğini ve aynı şeyleri yaşadığımızı öğrendim. Hastanede arkadaşıma konulan teşhis Ailesel Akdeniz Ateşi FMF olduğunu öğrendim. Yaşadığım şeyler ellerimde kabuklanma, belli dönemlerde eklem ağrısı, ateş. Arkadaşıma verilen haptan kullanmaya başladığımda kolsişin benimde nöbetlerimin azaldığını gördüm. Bu konuda internetten biraz araştırma yaptığımda belirtilerin aynı olduğunu gördüm. Hatta 1,5 yıl öncede karın ağrısı ile doktora gittiğimde apandisit tanısı konularak ameliyat edildi ki daha sonra öğrendiğimde yanlışlıkla bu teşhisin konulabileceğini öğrendim. Şimdide kamış çıkış bölgesinde şiddetli ağrılar yaşıyorum. Bu ağrılarla birlikte boşalma sırasında sanki tıkanıklık hissi ve idrar yapma sırasında tam boşaltamama hissi duyuyorum. Çok öncelerde yaptırdığım sperm testinde spermin yoğunluğunda azalma ve hatta çocuğumun olmama riskinin olduğunu söylemişti doktor. Şimdi bu çıkış bölgesindeki ağrıların sebebi FMF olabilir mi ve yumurtalıklardaki varikosel çocuk yapmamı engeller mi? Sizleri yazımı uzatarak sıktığım için özür dilerim. Saygılar. Çok Fazla Akıntım Oluyor. Ne Yapmalıyım? Ben 35 yaşında, 2 çocuk annesiyim. Çok fazla vajinal akıntım var, beyaz ve yoğun, bazense kahverengi. Ara ara birkaç damla kan lekesi de oluyor. Çok düzenli adet görürken, şimdiyse 10 günde bir kanamam var. Karnımda devamlı bir şişlik, tuvalete çıkmamda zorluk ve zaman zaman kasıklarımda ve belimde ağrı var. Sizce önemsemeli miyim bu durumu? Teşekkürler. Cinsel Organımda Yanma, Kaşıntı ve Akıntı Var. Sebebi Ne Olabilir? İyi günler, bir kaç gündür cinsel organımda kaşıntı ve yanma oluyor. Beyaz, kokulu bir akıntı var. İltihaplanma mı var acaba? Beni bilgilendirirseniz sevinirim. T1 T2A hiperintens nedir?Yağ dokusu T1A görüntülerde yüksek sinyal intensitesi hiperintensite gösterir. Su veya suya benzer sıvı içerikli lezyonlar T1A görüntülerde düşük sinyal intensitesi, T2A görüntülerde yüksek sinyal intensitesi hiperintens-parlak sinyal nedir?Nonspesifik Semptom Sempromlar belli bir hastalığı işaret etmiyor. Örneğin yorgunluk, kilo kaybı, ateş gibi. Nonspesifik Lezyon, Nodül, İntensite, Sinyal değişikliği Ultarasonografi ya da BT, MR gibi tetkiklerde ne olduğu anlaşılamayan tanımlanamayan lezyonlar için hiperintens ne demek?'FLAIR Vasküler Hiperintensite' FVH beyin parankiminde veya subaraknoid aralığı sınırlayan kortikal yüzeyde sirküler veya kıvrımsı parlaklıklardır. Iskemik inmeli hastalarda, beyin damarlarında normal akımın tersine yavaş akım olması veya akım olmaması MRI FLAIR incelemelerinde yüksek sinyal oluşmasına neden cevher lezyonu ne demek?​Beyin ve omuriliğin sıklıkla beyaz cevher olarak adlandırılan kısmında plak oluşumu ile giden; görme bozuklukları, kaslarda güçsüzlük, dengesizlik, konuşma bozuklukları gibi çeşitli belirtilere neden olabilen bir ne demek?Çok daha koyu görünen bölgeler hipointens olarak isimlendirilmektedir. Tıp dilinde Hipointens Ne Anlama Gelir? Hipointens görünümlerde normal görüntüye göre çok daha koyu bölgelerin görülmesidir. Bu koyu bölgeler düşük yoğunluklu alanlarda T1 T2 ne demek?Vücutta en çok hidrojen içeren yağ ve su MR'da birbirinden farklı davranış gösterirler. Örneğin T1 ağırlıklı sekanslarda yağ dokusu parlak iken, su dokusu koyu tonda izlenir. T2 ağırlıklı sekanslarda ise hem su hem yağ dokusu parlak tonda izlenir. Yağ baskılı sekanslarda yağ dokusu koyu tonda, su parlak olarak nedir ne demek?Hiperintens kelimesinin Türkçe anlamı " aşırı yoğun" şeklindedir. Tıpta teşhis için kullanılan terimlerden birisidir. Hiper sözcüğü Latince iken "intens" sözcüğü İngilizce bir sözcüktür ve "koyu, yoğun, çarpıcı" anlamına gelmektedir. Amruthavarshini tarafından Srinivasan, Farooq Ali Han, Raamesh Gowri Raghavan, ramachandran. ravishankar, Abhishek Kumar ve Sukant KhuranaGirişCADASIL Subcortical Infarcts ve Lökoensefalopatili Serebral Otozomal Dominant Arteriyopati, kromozom 19 üzerindeki küçük Serebral arterlerin vasküler düz kas hücrelerini etkileyen Notch 3 genindeki bir mutasyona neden olan otozomal dominant kalıtsal bir hastalıktır. Hastalık erken erişkinlik döneminde başlayan ve subkortikal bir demansta sonuçlanan tekrarlayan küçük felçlerle CADASIL vakalarından biri, 1955 yılında, Binswanger Hastalığına benzer hızlı ilerleyen bir lökoensefalopatiye sahip iki kız kardeşi tanımlayan Van Bogeart tarafından bildirilmiştir. altta yatan hipertansiyon. CADASIL'in nedeni olarak Notch 3 genindeki mutasyon 1996'da tanımlanmıştır [2].CADASIL'in tam prevalansı bilinmemektedir. Küçük bir örneklem büyüklüğüne sahip belirli coğrafi bölgelerde birçok çalışma yapılmıştır. İskoçya’nın batısında, 2002’de yayınlanan bir çalışmada 100000’lik bir popülasyonda hastalığın prevalansının olduğunu tahmin etmiştim. Taşıyıcı prevalansı / 100000 olarak bulundu [3]. / 100000 hastalık için [4]. İlk bildirilen Hindistan kökenli vaka ailesel kökenli CADASIL idi ve 2011'de bildirildi [5]. Çin'de, 33 ailede 20 farklı NOTCH3 mutasyonu tespit edildi. Kore'de iskemik inme izleyen 151 ardışık hastanın genetik taraması, 6 tanesinin notch3 geninde mutasyonlar olduğunu ortaya koydu [6]. Çoğu CADASIL vakası Avrupa'dan, en az Kanada ve ABD vakası geni, nörojenik homolog protein 3'ü şifrelemektedir. Arter duvarlarında sistein artıkları ve granül osmiyofilik materyalin GOM birikmesi vardır. Bu birikim, temel olarak tüm organların ve derinin küçük arterlerinde ve arteriyollerinde meydana gelir. Arteriyel çeperin lümen / çapı azalır ve lakun küçük damar enfarktlarının oluşması ile sonuçlanır. Demiyelinizasyon ve bunun sonucunda akson kaybı, serebral perfüzyonun azaldığını takip eder. Beyin otoregülasyonu veya beynin aldığı kan miktarını düzenleme mekanizması da bozulmuştur. Kan beyin bariyerinin BBB ​​çok odaklı bir ihlali, mikrobiber oluşumuna yol açar. [7]Belirtiler ve İşaretlerBelirtiler ve bulgular tipik olarak 20-40 yaşları arasında kendini göstermeye 5 ana semptomla karakterizedir [8]1 Auralı migren2 Subkortikal İskemik Olaylar3 Duygudurum bozuklukları4 Apati5 Bilişsel bozukluk1 Auralı Migren [9] CADASIL hastalarının% 20 ila 40'ında auralı migren vardır. Aura, ataktan hemen önceki nörolojik semptomu ifade eder. Genellikle 30 yıllık ortalama başlangıç ​​yaşı ile ilk semptom olarak ortaya çıkar. En sık görülen aura belirtileri, Görsel, Duyusal, Afazi ve Motor'dur. Çoğu atak, yaklaşık 20 ila 30 dakika süren görsel veya duyusal bir hava ile başlar ve ardından birkaç saat ataklar arasında baziler, şiddetli uzun süreli auralar ile hemiplejik baş ağrısı olanlar bulunur. Diğer ciddi belirtiler arasında kafa karışıklığı, koma, ateş ve menenjit Aura’larParıltılı skotomlar Görme alanının yanında veya ortasında yanıp sönen ışıkFotopsi Işık yanıp sönüyor / yıldırım cıvatalarıBulanık görüşDiplopia İkili görüşOptik ataksi Vizyonu kullanarak elin belirli bir nesneye taşınamamasıProsopognasi Tanıdık yüzleri tanıyamadıLateral Homonymous Hemianopia Her iki gözün lateral yarısında görme kaybıSürekli değişen görme yanıp sönen şekiller, desenler, ışığın yüzen lekeleriDuyusal Aura Yüz ve kol tutulumuMotor aura dahil kolAfazik auraKonuşma Etkileyici afazi kişi konuşmayı kavrayabilir, ancak akıcı konuşamaz ve parafazi anlamsız cümleler ile rahatsızlıklar2 Subkortikal İskemik Olaylar Geçici İskemik Ataklar ve İskemik İnmeler, CADASIL'in en sık görülen belirtileridir. İskemik olaylar genellikle subkortikaldir ve bazen saf motor, saf duyu darbeleri veya ataksik hemiparezi, duyusal-motor eksikliği, dizartri-sakar el sendromu elin zayıflığı ile ilişkili konuşma ekleminde zorluk gibi lakuni sendromlar şeklinde görülür. Birçok hasta birkaç yıl boyunca tekrarlayan iki ila beş kez felç geçirir ve bu durum kademeli olarak yürüme zorluğuna, idrar kaçırma olsun veya olmasın idrar acilliğine ve psödobulbar palsiye yol Duygudurum Bozuklukları ve Apati [10] Apati, azalmış gönüllü davranışla birlikte azalmış motivasyon ile birlikte ana klinik görünüm olarak kabul edilir. Duygudurum bozuklukları, bazen bipolar bozukluk olarak yanlış teşhise yol açabilen, manyak davranışıyla değişen şiddetli depresyon dönemleri olarak ortaya Bilişsel Bozukluk / Demans CADASIL’de ikinci en sık kullanılan işaret Başlangıçta yürütme işlevi kaybolur. Bilişsel düşüş yaş ve tekrarlayan inmeler ile kötüleşir Enstrümantal aktiviteler, sözlü veya görsel hafıza, dil, akıl yürütme ve görsel yeteneklerde değişiklikler meydana gelir. Son aşamalarda motor bozukluğu, yürüyüş bozuklukları ve psödobulbar palsi ile Diğer Özellikleri Nöbetler İntraserebral Kanama Sağırlık Parkinsonizm GOM'un diğer küçük damarlarda birikmesine rağmen, klinik bulgular beyinle MR ve BT bazal ganglionlar ve periventriküler alanların çevresinde küçük ve konsantre, çeşitli boyutlarda çok sayıda birleştirilmiş beyaz cevher lezyonu Cilt Biyopsisi Derinin arteriyollerinde eozinofilik inklüzyonlar, elektron mikroskobu altında osmiyofilik. [11]Teşhis ve Ayırıcı Tanı1 Ayırıcı TanıI. Multipl Skleroz ile benzerliği nedeniyle, MRG'de görülebilen lezyonların aynı periventriküler beyaz madde dağılımı nedeniyle, CADASIL, MS olarak yanlış teşhis edilmeye karşı oldukça Analizi2016 yılında yayınlanan bir vaka raporunda, CADASIL olan ancak MS tanısı ile yanlış tanı alan bir kadın olgusu sunuldu. Hastaya şikayetleri ve MR bulguları nedeniyle 50 yaşında Multipl Skleroz tanısı kondu. Aile öyküsü, kardeşlerinin CADASIL pozitif olduğunu ortaya çıkardıktan sonra 56 yaşında CADASIL için pozitif test yaptı. MS ve CADASIL'in bir arada bulunmadığına dair kanıtların varlığına rağmen, doktoru her iki durumu da aynı anda tedavi etmeye devam etti. Sadece 61 yaşında, başka bir nöropsikoloğa danıştıktan sonra, MS teşhisi kaldırıldı ve sadece CADASIL için tedavi edildi. Belirtilen yanlış tanı ve yanlış tedavi yöntemleri hastaya ve ailesine çok fazla zorluk çekti. [12]II. Binswanger Hastalığı, tekrarlayan inmeleri ve yaygın serebral beyaz madde dejenerasyonu ile birlikte CADASIL'e benzer, ancak küçük kan damarlarının altta yatan hipertansiyonu ve aterosklerozu bağlamında ortaya Demansın diğer vasküler nedenleriIV. Normal Basınçlı Hidrosefali NPH'nin klinik üçlemi Demans, İdrar Kaçırma ve Yürüyüş Bozukluğunu içerir ve bu nedenle de dikkate Laktik Asidozlu ve İnme Benzeri Sendromlu Mitokondriyal Ensefalopati MELASVI. CARASIL - Subkortikal İnfarkt ve Lökoensefalopatili Serebral Otozomal Resesif Arteriyopati. [13]2 Teşhis Klinik Sunum, MR ve BT bulguları, cilt biyopsisi ve genetik testlere Özel olarak CADASIL tedavisi için tedavi mevcut değildir. Terapötikler esas olarak hastalığın semptomatik kontrolü için kullanılır Auralı migren analjezikler ve steroidal olmayan iltihap önleyici ilaçlar kullanılarak tedavi edilir. Vazokonstriktörler, serebral hipoperfüzyon riski nedeniyle reçete edilmez. Düşük doz Aspirin, Clopidogrel, Prasugrel gibi antiplatelet ilaçlar iskemik inme profilaksisi için reçete edilir. Heparin ve Warfarin gibi antikoagülanlar kanama riskinin artması nedeniyle tercih edilmez. Altta yatan bir hipertansiyon varsa, antihipertansifler reçete edilir. Rosuvastatin, Atorvastain vb. Gibi statinler, dislipidemiyi yüksek kolesterol tedavi etmek için kullanılır ve ayrıca beyin kan akışını arttırdığı terapötik kullanımının yürütücü işlevi iyileştirdiği bulunmuştur. Diğer önlemler arasında Fizyoterapi ile Rehabilitasyon, Destekleyici bakım ve Genetik Danışmanlık eden araştırma1. Yeni Hayvan Modeli [14]Hastalığın patofizyolojisini daha iyi anlamak için Anne Joutel ve Mark Nelson tarafından yapılan bir çalışmada farelerde mutasyona uğramış notch3 genini tanıtmayı ve meydana gelen değişiklikleri gözlemlemeyi amaçlamaktadır. Halen, beyin otoregülasyonunun kaybının hastalığın ilk kısmi belirtilerinden biri olduğunu Subkortikal İnfarkt ve Lökoensefalopatili Serebral Otozomal Dominant Arteriyopatidir ve Kromozom 19 üzerindeki Notch3 geninin mutasyonundan kaynaklanır. Biriktirme nedeniyle, arterlerin çapı daraltılır ve kan akışında azalma sağlanır. Beyindeki küçük serebral arterler en çok etkilenir ve yetişkinlikte erken başlayan ve subkortikal bir demansta sonuçlanan tekrarlayan felçlere neden olur. Hastalık doğada ilerleyicidir, ortalama başlangıç ​​yaşı 30 ila 40 yıl arasındadır. Teşhis testleri MRG ve BT ve Cilt Biyopsisini içerir. Şu anda hastalığa özgü spesifik bir tedavi yoktur, ancak semptomatik tedavi genellikle reçete edilir. Destekleyici bakım, rehabilitasyon ve danışmanlık önlemlerini içerir. Zorluklar, hastalığın tanımlanması, tedavi ve desteğin zorluklarını içerir. Devam eden araştırmalar, spesifik terapötiklerin geliştirilebilmesi için hayvan modellerini kullanarak hastalığın kesin patofizyolojisini bulmayı - Adams ve Victor’un Nöroloji İlkeleri Yedinci Baskı[12]

nonspesifik serebral beyaz cevher lezyonu nedir