🐽 V For Vendetta 2 Çıktı Mı

zZ0rMB. “Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla. Barut komplosunu ve ihaneti… Hiçbir sebep bilmiyorum ki gerektirsin barut komplosunun unutulmasını.”Çizgi romanlarla ve sinemayla azıcık da olsa haşır neşirseniz V For Vendetta ismini muhakkak duymuşsunuzdur. Alan Moore tarafından yazılıp David Lloyd tarafından çizilen bu dünyaca ünlü eser, asıl patlamasını 2005 yılında çekilen ve başrollerini Hugo Weaving ile Natalie Portman’ın paylaştığı sinema uyarlamasıyla yapmış ve adını büyük kitlelere duyurmuştu. Biz de birkaç sene sonra Arkabahçe Yayıncılık sayesinde çizgi-romanını da okuma fırsatına uzun zamandan beri kayıplara karışmıştı bu anarşik anti-kahramanımız; baskısı bulunamıyordu çünkü hiçbir yerde. Ta ki son zamanlarda dilimize kazandırdığı birbirinden önemli eserlerle kalbimizdeki yerini iyice sağlamlaştıran JBC Yayıncılık olaya el atana ve V For Vendetta’yı tekrar basana dek. Üstelik genişletilmiş, özel versiyonuyla!Biz de fırsat bu fırsat diyerek eski dostumuz V’nin macerasını tekrar masaya yatıralım, kendisi için detaylı bir inceleme hazırlayalım dedik. Kemerlerinizi bağlayın, distopik bir Londra’ya Göz, Kulak, Burun, ParmakV For Vendetta, tarih olarak yazıldığı dönemden on yıl sonrasını, 1997 yılını konu alıyor. Dünya nükleer bir felaket yaşamış, bazı ülkeler haritadan silinmiştir. İngiltere bombalanmamış ancak radyasyonla kirlenen hava, bozulan iklim koşulları, seller ve salgın hastalıklar bu toprakları da kasıp kavurmuştur. Başta bir hükümet kalmadığından isyanlar ve yağmalar başlamış, ülkenin dört bir yanına kaos hâkim olmuştur. Ta ki kendilerine Kuzey Ateşi diyen bir parti, silahlarla ve demir bir yumrukla düzeni sağlayana kadar…İngilizler başlangıçta Kuzey Ateşi’nin iktidarını memnuniyetle karşılasalar da partinin başındaki adam olan Adam Susan asayişi sağladıktan sonra son derece totaliter bir yönetim biçimi kurarak neredeyse her şeyi yasaklamaya başlar. Kitaplar, sanat, müzik, filmler… her şey. Dahası farklı ten rengine, etnik kökene ve cinsel eğilime sahip olan herkes tutuklanıp toplama kamplarına kapatılmıştır. Artık bütün İngiltere “Kader” adındaki bir süper-bilgisayarın karşısında oturan ve kameralar aracılığıyla her şeyi dinleyip gözetleyen “Lider” tarafından yönetilmektedir. Göz, Kulak, Burun ve Parmak gibi isimlerle adlandırılan polis kuvvetleri, medya ve buna benzer diğer oluşumlar da direkt olarak bu amaca hizmet etmektedir. Yani sizin anlayacağınız 1984 ile Fahrenheit 451’i andıran, kar bir distopya var herkes bu düzenden memnun değildir. Özellikle de kendisini V olarak adlandıran, simsiyah kıyafetler giyip bir pelerin kuşanan ve beyaz bir Guy Fawkes maskesi takan, esrarengiz kişi… Üstelik kendisi sadece Fawkes’ın maskesini takmakla kalmaz ve bu tarihi figürün 1605 yılında yapmaya yeltendiği işi tamamlayarak İngiliz Parlamento Binası’nı görkemli bir patlama ve havai fişekler eşliğinde havaya bu girişiminden hemen önce, sokaklarda asayişi sağlamak yükümlü olan Parmak kolcularının tecavüz etmek üzere olduğu Evey adlı genç bir kızın hayatını kurtarır. Bunu yaparken Shakespeare’den alıntılar yapmayı da ihmal etmez. Daha sonra kıza acıyıp onu yuvasına, Gölgeler Salonu’na götürür ve eski dünyanın mucizeleriyle tanışmasını sağlar Kitaplar, filmler, müzik, heykeller, dans… Bu karelerde Frankenstein’ın Oğlu, Morg Sokağı Cinayeti, Gulliver’in Gezileri gibi eserleri görmek bizim gibi sinema ve edebiyat tutkunları için ayrı bir keyif oluyor noktadan sonra bir yandan V’nin bu yozlaşmış düzeni yıkıp yerine anarşiyi getirme çabasını okurken diğer yandan da anti-kahramanımızın gizemli geçmişi ve kişiliği hakkında yeni bilgiler ediniyor, neden böyle bir şeye kalkıştığını daha iyi anlıyoruz. Ayrıca, genç kızımız Evey’nin yanı sıra çizgi romanın henüz başlarında dul kalan Rose, serüven boyunca tek düzgün insan diyebileceğimiz Dedektif Finch, partinin ve ülkenin lideri Adam Susan gibi yan karakterler de hikâye boyunca bize eşlik ediyor ve hem gerçekçi karakterleri hem de yaşadıklarıyla âdeta ete kemiğe karakteri özellikle dul kalan kadınların çektiği zorlukları yansıtma konusunda çok başarılı olmuş. Bilirsiniz; sarkıntılık eden erkekler, düzgün bir iş bulamadığından kötü mesleklerde çalışmak zorunda kalmak ve bunun gibi şeyler… Bu saydıklarım haricinde sayfalarda boy gösteren hemen hemen her karakterin kendi kişiliğine, emellere ve bir geçmişe sahip olması inanılırlıklarını en üst seviyeye roman bunun haricinde siyahların, punkların, lezbiyenlerin, eşcinselleri ve farklı dini inanışlara mensup kimselerin Yahudiler, Müslümanlar vb. yaşadıkları zorluklara ve toplumdan dışlanmalarına da sözünü hiç sakınmadan değiniyor. V de eser boyunca bol miktarda anarşi propagandası yapıyor elbette. Eser boyunca farklı karakterler tarafından savunulan bu fikirlerin kimisini kabullenebilir kimisini de yadırgayabilirsiniz ancak önemli olan tüm bunların göze parmak sokulmadan, her karakterin kişiliğine uygun bir biçimde Edisyon Ne Kadar Özel?V For Vendetta’nın özel edisyonunu elinize ilk aldığınızda hemen kırmızı-siyah ağırlıklı kapak görseli ve birinci sınıf sert cildi çekiyor dikkatinizi. Çizgi roman, JBC’nin çoğu eserinin aksine parlak kuşe kâğıda değil, “ivory” denen özel ve sarımtırak kâğıda basılmış. Ki zaten yurt dışında “Absolute Edition” adı altında basılan orijinali de aynen bu şekilde. Böylece çizgi romanın eski havası da korunmuş elbette. Bununla birlikte David Lloyd’un çizimlerinin bazı yerlerde yeterince açık olmadığını, hatta sahnedeki önemli detayları aktarmakta kimi zaman yetersiz kaldığını da belirtmem ek olarak Vendetta’nın daha önceki derlemelerinde yer almayan ve on fasikülün hepsinin başında ve sonunda görülen tam sayfalık, yazısız görseller de mevcut eserde. Bu ek çizimler birbirleriyle uyumlu ve genellikle önce uzak bir perspektiften, sonra daha yakından bakıyoruz söz konusu sahneye. Böylece sanki her bölüme yakın çekim tekniği uygulanmış gibi olmuş ve esere film havası For Vendetta’nın daha önceki derlemesinde bulunan “Vincent,” “Valerie” ve “Tatil” bölümleri bu ciltte de mevcut. Bunlara ilaveten cildin ilk sayfalarında Alan Moore ve David Lloyd tarafından yazılmış iki giriş yazısı, son sayfalarındaysa pek çok eskiz ve kapak çalışması ve yine Alan Moore tarafından kaleme alınan, V For Vendetta’nın ortaya çıkış sürecini anlatan “Boyalı Gülüşün Ardında” adlı yazı da yerlerini koruyor. Anlayacağınız tam koleksiyonluk, hatta evladiyelik bir çalışma olmuş özel Yayıncılık tarafından basılan özel edisyonun çevirisi Güneş Becerik Demirel’e ait. Editör koltuğundaysa Aslı Dağlı ile Banu Erdoğdu’yu görüyoruz. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki normal çizgi romanlara nazaran diyalog anlamında çok daha zengin olan ve yer yer William Shakespeare, Thomas More gibi yazarlardan alıntılar içeren eserin çeviri ve editörlüğü çok çok iyi. Okurken anlam kayması ya da karmaşası yaşadığım hiçbir yer olmadığı gibi yer yer karşılaşılan kelime oyunlarında da kararında dipnotlarla okura ışık tutulmuş. Beni tek rahatsız eden şey Evey’nin adının bazı yerlerde, özellikle son fasiküllerde “Eve” olarak yazılması oldu. Ancak eserin İngilizce baskısını kontrol ettiğimde orijinalinin de böyle yazıldığını kişinin kafasını kurcalayan fiyat konusuna gelirsek… Evet, 80 lira çoğumuz için bir kitaba harcamak istemeyeceğimiz kadar iyi para. Hele hele iş bir çizgi romana gelince iki kere düşünüp kaşınıyor insan. Karşımızdaki Alan Moore gibi bir ustanın elinden çıkan, zamansız bir klasik olsa bile… Ancak V For Vendetta Özel Edisyon’un yurtdışı satış fiyatına baktığımızda çok ilginç bir durum karşılıyor bizi; Absolute Edition adı altında satılan bu cildin orijinal satış fiyatı tamı tamına 99 dolar. Amazon gibi sitelerden indirimle 78 dolara almak da mümkün ama döviz kurunun bugün 3,70’lerde gezdiğini göz önünde bulundurursak bu cildin İngilizce orijinal versiyonunu almaya kalkışmak bizlere yaklaşık 365 liraya mâl olacak demektir. Kargo ücreti hariç elbette… Bu açıdan bakıldığında eserin şu anki güncel fiyatının o kadar da abartılı olmadığını söylemek ile Çizgi Roman Arasındaki FarklarYazının bu bölümü, adından da anlaşılacağı üzere, hem çizgi roman hem de film hakkında bol miktarda sürpriz bozan spoiler içeriyor. O nedenle V’nin serüvenini henüz okuma ve izleme fırsatı bulamadıysanız bu kısmı es geçip doğrudan incelememizin son bölümüne çoğu kişi gibi ben de V For Vendetta’yla önce filmi sayesinde tanışanlardanım. Sinema uyarlamasını izledikten sonra yapmak istediğim ilk şey çizgi romanını en kısa sürede temin edip okumaktı. Çünkü bilirsiniz, genelde kitaplar filmlerden daha iyi olurlar. V For Vendetta’nın durumundaysa bu konu göreceli diyebiliriz. Bazı yerlerde kaide bozulmasa da kimi sahnelerde filmin daha iyi bir iş çıkardığını söylemek pekâlâ ile çizgi roman arasındaki en büyük farklılık hiç kuşkusuz Evey’nin karakteri. Bildiğiniz gibi, Natalie Portman’ın canlandırdığı genç kızımız filmde kendinden emin, girişken, zeki ve kısmen cesur biri olarak karşımıza çıkıyor. Çizgi romanın ilk sayfalarından son karesine dek bize eşlik eden gerçek Evey ise bundan bir hayli farklı. Onu ilk olarak geçimini sağlayabilmek adına fahişelik yapmak için sokağa çıkan, ürkek ve sarışın bir genç kız olarak görüyoruz sayfalarda. Ancak kör talihi peşini bırakmıyor ve birlikte olmayı teklif ettiği ilk adam Parmak’tan, partinin polis teşkilatından çıkıyor. Ancak bunlar bildiğimiz polislerden değil elbette; Evey’ye önce tecavüz etmeye, işleri bittikten sonra da öldürmeye niyetleniyorlar. Filmde ise tam tersine Gordon’la olan randevusuna giden, ahlaklı bir Evey görüyoruz. Sokağa çıkma yasağı ilan edildiği sırada Parmak’ın adamlarına rastlama talihsizliğine düşüyor. Ve her iki durumda da V tarafından kurtarılıyor. Evey çizgi roman boyunca malum hapishane sahnesine dek hep ezik, ürkek bir genç kız olarak kalıyor. Kendisini sık sık ağlarken ve hata üstüne hata işlerken görüyoruz. Filmde yanına sığındığı ve ünlü bir komedyen olarak resmedilen Gordon ise çizgi romanda basit ama iyi yürekli bir içki kaçakçısı olarak karşımıza çıkıyor. Hapishane sahnesi demişken, sanırım eserin beyaz perdeye aktarımı sırasında aslına en sadık kalınan yerler bu kısımlar. Ve hem yazılı hem de görsel olarak eserin en etkileyici bölümleri gerçekten de buralar. V’nin toplama kampında yaşadıklarının anlatılığı yerler de aslına en sadık sahneler arasındaki yerini çeken bir diğer önemli değişiklik V ile ilgili. Anti kahramanımız her ne kadar hem dış görünüşü hem de tavır ve davranışları açısından çizgi romandaki hâline çok yakın olsa da Alan Moore’un kurguladığı gerçek V’nin çok daha sert ve acımasız biri olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Evey’e kahvaltı hazırlamak, onunla film izlemek, kibar sözler sarf etmek onun işi değil… Kıza değer vermesine veriyor, hatta filmdekinden çok daha önce onunla dans ediyor ama gerçekleri dile getirmekten de hiçbir zaman geri kalmıyor. Ne kadar acı verici olurlarsa olsunlar… Dahası, Evey’nin gözlerini kapatıp onu evinden kibarca attığı bir sahne bile romanda V’nin filme nazaran daha fazla adam öldürdüğünü de belirtmek gerek. Özellikle Piskopos ile Kader’in Sesi’nin cinayetleri hiç de filmde gösterildiği daha doğrusu gösterilmediği kadar basit değil. Hepsinden intikamını en ironik yollarla alıyor anti-kahramanımız. Buna ek olarak filmin en başında adalet heykelini, sonundaysa parlamento binasını havaya uçurduğunu görüyoruz. Ancak çizgi romanda havaya uçurduğu ilk şey parlamento binası oluyor, adalet heykelini ve daha pek çok simgesel yapıyı ise daha sonra yok ediyor. Ve tüm bunları filmin aksine sadece bir yıl içerisinde değil, iki yılda yapıyor. Tabii ki 5 Kasım’da…Lider Adam Susan’ın filmde geçirdiği değişime de değinmeden olmaz elbette. Çizgi romanda Lider’i Kader adlı süper-bilgisayarıyla aşk yaşayan, takıntılı bir adam olarak görüyoruz. Her ne kadar tüm eşcinselleri, lezbiyenleri ve siyahları toplama kamplarına götürüp İngiltere’yi temizlese de ! kendisi aslında kadınlardan bile nefret eden biri. Öyle ki ter kokusuna, kıla ve bunun gibi şeylere kesinlikle katlanamıyor. Dolayısıyla o da bir makineye, Kader’e âşık oluyor. Ancak filmde kel ve bıyıksız Lider’in yerini mizaç olarak Jameson’a feci derecede benzeyen Adam “Sutler” Hitler ile ses benzerliği olması açısından soyadı değiştirilmiş alıyor. Kendisini tüm gün bilgisayarının ekranına bakıp onunla aşk yaşayan biri olarak değil, meydanlarda ateşli söylevler veren, toplantılarda partinin diğer üyelerine sürekli esip gürleyen biri olarak izliyoruz. Filmde V’nin komplosu sonucu kendi adamlarının elinde ölen Lider, çizgi romandaysa Rose tarafından vurularak can bunlara rağmen, daha önce de belirttiğim gibi filmin aslından daha başarılı olduğu yerler de mevcut. Örneğin açık ara farkla eserdeki en insancıl kişi olan Dedektif Finch karakteri filmde kesinlikle çok daha iyi bir şekilde ele alınmış. Yaşadığı ve öğrendiği onca şeyden sonra V’nin sonunu getiren kişinin Finch olmaması kesinlikle daha mantıklı. Ek olarak, Evey’nin hikâyenin sonunda yanına Finch’in çaylak yardımcısını değil de direkt olarak dedektifi katması da çok daha Atque ValeSonuç olarak en az filmi kadar çarpıcı, çizgi roman dünyasını kökten değiştiren ve zamana meydan okuyan bir başyapıt V For Vendetta. Savunduğu tüm fikirlere katılmasanız bile bu maskeli anti-kahramanın hikâyesine tanık olmanın ve yaşadıklarını birinci elden okumanın keyfi gerçekten bir başka. Filmi sevdiyseniz mutlaka okumalı, gerçek V ile tanışmalısınız. Çünkü aradan geçen bunca zamana rağmen fikirlerine hâlâ kurşun işlemiyor…Vi veri universum vivus vici. Bu Konuda Tüm Forumlar Sinema - Dizi - Televizyon - Müzik - Kitap Sinema Bu Konuda Şimdi Ara Sıcak Fırsatlarda Tıklananlar Editörün Seçtiği Fırsatlar Daha Fazla Bu Konudaki Kullanıcılar Daha Az 2 Misafir 1 Mobil - 1 Masaüstü, 1 Mobil 5 sn 68Cevap 0Favori Daha Fazlaİstatistik Konu İstatistikleri Son Yorum 12 yıl Cevaplayan Üyeler 43 Konu Sahibinin Yazdıkları 10 Ortalama Mesaj Aralığı 1 gün 9 saat 54 dakika Son 1 Saatteki Mesajlar 2 Haberdar Edildiklerim Alıntılar 10 Konuya En Çok Yazanlar Tükenmiş Kalem 10 mesaj BigFisher 4 mesaj 3 mesaj PearBear 3 mesaj V1CT0RY 3 mesaj Konuya Özel Vendetta çok iyi filmdir... Leon, Truman Show, Scarecrow gibi filmleri tavsiye ederim... reXow, şu duruyo muhabbeti yüzünden acayip kıl oldum oğlum sana. Bütün mesajlarını takip edeceğim ve her yazım yanlışından sonra ilgili mesajını alıntılayarak seni rezil edeceğim. Bundan sonra yoksun, bittin sen oğlum! Sıfırsın artık! Sıfır! 0 Müslümanlar ve homoseksuelleri aynı katagoriye alan bir film .. The Truman Show'u hatırladım şimdi , filmin ya yarısından başladım ya da yarısında kaldım hep.. Download Listeme aldım hatırladığım iyi oldu Konuyla alakası yok gerçi adı geçmiş konuda quoteOrijinalden alıntı Saltukhann Müslümanlar ve homoseksuelleri aynı katagoriye alan bir film .. Her yasaklı şey, aynı kategoride mi oluyor quoteOrijinalden alıntı mistercado reXow, şu duruyo muhabbeti yüzünden acayip kıl oldum oğlum sana. Bütün mesajlarını takip edeceğim ve her yazım yanlışından sonra ilgili mesajını alıntılayarak seni rezil edeceğim. Bundan sonra yoksun, bittin sen oğlum! Sıfırsın artık! Sıfır! 0 Ama ben seni çok sevdim ne yapacağız şimdi Bir de ergo proxy nasıldır önerir misin? İlk 4 bölümünü izledim de pek sarmadı devam ediyim mi? Ve ben seni nerden tanıyorumBir yerden tanıdık geldin ama hadi hayırlısı The Final Destination 4 720p. daha 1-2 gün önce çıktı tavsiye ederim. quoteOrijinalden alıntı badboy39 The Final Destination 4 720p. daha 1-2 gün önce çıktı tavsiye ederim. İlk 3 serisini izlemiştim, güzel filmdi. Büyük ihtimal indiririm öneri için teşekkürlerquoteOrijinalden alıntı Amorph quoteOrijinalden alıntı SilverQuasar batman dark knight Aynen. 1 kere sinemada, 1 kere de arkadaşta 1080p olarak izledim. Öyle bir arşiv yapması düşünüyorsan mutlaka bulunmalı. Batman'i izlemiştim. Daha çok izlemediğim filmlerden başlayarak arşiv yapmak istiyorum Görselliğe dayalı tüm filmleri indirmelisin bence, yüksek kalitede görsel efektler ayrı bir tat veriyo... quoteOrijinalden alıntı Pir Görselliğe dayalı tüm filmleri indirmelisin bence, yüksek kalitede görsel efektler ayrı bir tat veriyo... Bu nedenden dolayı bir ara 2012 filmi aklıma geldi, ancak okuduğum yorumların olumsuz olması her ne kadar izlemeyi çok istesem de beni filmden biraz soğuttu Hayatta yapmadığım şeydir başkasının yorumuyla bir şeyden vazgeçmek. Zevkelr ve renkler meselesi hocam, başkasının yoruma bakıp vazgeçme kendin izle karar ver, ben çok beğendim filmi... quoteOrijinalden alıntı Pir Hayatta yapmadığım şeydir başkasının yorumuyla bir şeyden vazgeçmek. Zevkelr ve renkler meselesi hocam, başkasının yoruma bakıp vazgeçme kendin izle karar ver, ben çok beğendim filmi... Hacı doğru söylüyorsun da şimdi iyi yorum okumak da insanın izleme hevesini arttırıyor Mesela 3 seçeneğim olsa birisini herkes övmüş, diğer ikisine herkes kötü diyor ben tabii ki iyi yorumlarını okuduğum filmi ilk olarak izlerim Filmin konusuna bakarım, fragmanını izlerim ve karar veririm film bana göre mi değil mi diye, ha yorumları okumaz mıyım? Tabiki okurum ama bu kararımda bir etken olmaz yani... quoteOrijinalden alıntı Pir Filmin konusuna bakarım, fragmanını izlerim ve karar veririm film bana göre mi değil mi diye, ha yorumları okumaz mıyım? Tabiki okurum ama bu kararımda bir etken olmaz yani... Doğrudur hocam aslında en iyisini yapıyorsun. Ben de birçok kez kötü diye dillerde dolaşan filmi izleyip çok sevdiğim olmuştur veya aynı şekilde bir sürü övgü dolu sözle anlatılan filmi izleyip hayal kırıklığı yaşadığım çoktur ama işte huylu huyundan vazgeçmez. V For Vendetta Leon Beğendiğim en iyi filmler listesinde ilk sıradalar trophic thunder felan izleme ha. saka yapmıs yazan bebceD Beyler bende yeni izledim filmi gerçekten muhteşem herkeesin izlemesi gerek alanında en iyilerinden bi film Arkadaşlar bu filmin çizgi romanını arıyorum alan moore'un nerede bulabilirim anadolu yakasında olursa çok iyi olur. quoteOrijinalden alıntı kelberTh Arkadaşlar bu filmin çizgi romanını arıyorum alan moore'un nerede bulabilirim anadolu yakasında olursa çok iyi olur. Bugün kadıköyde birçok yere sordum akmarada gittim heryere sordum çoğusu bana v for vendettanın çizgi romanımı varmış bakışı attı sinir oldum elinde olan varsa sizdende satın alabilirim. Sayfaya Git Sayfa 1138 Son Güncelleme 1140 TAKİP ET Efsane film V For Vendetta ile hayatımıza giren yüz maskesi, dünyanın en çok takip edilen dizilerinden birisi olan La case de papel dizisinde de kullanılmaya başlanmıştı. Survivor 2020 yarışmasında yarışan Nisa Bölükbaşı'da bu maskeden edinerek Instagram hikayesinde paylaşım yaptı. Paylaşımından sonra "Ekranlarda görüşürüz" notunu ekleyen Survivor Nisa yeni bir programa mı başlıyor? SURVİVOR NİSA'NIN LA CASE DE PAPEL HAYRANLIĞI Son günlerde oyuncu Murat Barış Yağcı ile paylaşımlarıyla gündemden düşmeyen Survivor Nisa, Instagram hikayesinden V For Vendetta Maskesi olarak bildiğimiz ama daha sonra La case de papel dizisinde kullanılarak tekrar gündem olan yüz maskesini taktı. Koyu bir La case de papel dizisi takipçisi olduğunu belli eden Nisa daha sonra dizinin yıldızlarından Tokyo'nun yerine kendi yüzünü fotoşop yaptı. Maskeyi "Bella Ciao" şarkısı eşliği ile takan Nisa, yaptığı fotoşopun altına "Ekranlarda görüşürüz" notunu yazdı. Nisa'nın bu paylaşımı, takipçileri arasında yeni bir program mı gelecek tartışmaları yarattı. V’nin Maskesi Hugo Weaving’in kullandığı maske en başta içinde ufak bir mikrofonla tasarlanıyor ve başka bir mikrofon da Weaving’in alnındaki saç hizasına yerleştiriliyor. Ancak iki yöntem de başarılı bir sonuç vermiyor. Bu sebeple V’nin tüm diyaloglarına dublaj yapılıyor. V’nin Kendini Evey’ye Tanıttığı Efsanevi Monolog V, Evey ile tanışma anında “Voila” ile başlayıp “tesadüf” ile bitirdiği konuşmasında tam 48 kez “V” harfi ile başlayan kelime kullanıyor. Ek olarak, V’nin bu konuşmasında 55 kez “V” harfi geçiyor. Wachowski’ler V for Vendetta’nın Senaryosunu The Matrix’ten Önce Yazdı Andy Wachowski ve Lana Wachowski, V for Vendetta’nın çizgiroman serisinin de büyük birer hayranıydı. Çizgiromanı beyazperdeye uyarlamadan çok uzun zaman önce senaryo çalışmalarına başlayan Wachowski’ler, 90’larda The Matrix’i çekmeden önce Vendetta için hazırlanmaya başlamışlar. Natalie Portman’ın Filme Hazırlığı İngiliz Evey karakterini oynamak İngiliz olmayan Natalie Portman için çok kolay olmamış elbette. İngiliz aksanını yakalamak için Gwyneth Paltrow’un da çalıştığı lehçebilim uzmanı Barbara Berkery ile çalışan Portman, karakterini ve filmi daha iyi anlayabilmek için Sam Green ile Bill Siegel’in The Weather Underground belgeselini izleyip filmin hayat hikâyesinden esinlendiği Guy Fawkes ile ilgili olan Faith and Treason adlı kitabı okumuş. Çizgiromanı Yazan Alan Moore’un Filmle İlgili Birkaç Sözü Var! Çizgiromanı okuyanlar bilir; orijinal eserde V’nin amacı özgürlük değil anarşizmdir. Çizgiromanın yazarı Alan Moore, Wachowski’lerin “anarşizm faşizme karşı” temasını “Amerikan neoliberalizmi yeni muhafazakarlığa karşı” olarak değiştirmesini eleştiriyor ve kendisine önerilen tüm teklifleri reddederek filmin Hollywood uyarlamasına katkıda bulunmuyor. Moore, aynı zamanda yukarıda bahsettiğimiz detaylar sebebiyle filmin İngiltere’de değil ABD’de geçmesi gerektiğini savunuyor ve projeyi reddetme sebeplerinden birinin bu olduğu biliniyor. Moore, kendisine önerilen teklifi reddettikten sonra filmin beyazperdeye uyarlamasında çizgiromanın çizeri David Lloyd katkıda bulunuyor. Bu sebeple filmin IMDB veya Vikipedi sayfalarına girecek olursanız senaryo bölümünde Moore’un değil Lloyd’un ismini göreceksiniz. 1984 – V for Vendetta Bağlantısı Film, George Orwell’ın ölümsüz eseri 1984 ile birçok benzerlik taşır. Konularının benzerliği dışında iki eserin bir diğer ortak noktası ise iki eserin film uyarlamasında da John Hurt’un yer almasıdır. 1984’ün beyazperde uyarlamasında Winston Smith’i canlandıran Hurt, V for Vendetta’da ise Adam Sutler’ı canlandırmıştır.

v for vendetta 2 çıktı mı